Ve sen, ben, değirmenlere karşı...

Moderatör: GM-One Piece

Ve sen, ben, değirmenlere karşı...

Mesajgönderen Xerxes Astiages tarih Prş Mar 10, 2011 2:14 am

Kendi kendime düşünürken, birdenbire aklıma düştü düşüncemde ki düş... Düşüm önce aklımdaydı, ama orada kalmakla yetinmedi; önce boynuma, sonra "döşüme" sonra da usulca tüm bedenime yayıldı... Bütün benliğimle hissediyor, duyu organlarımla eşlik ediyordum düşüme... Ama su uyusa bile uyumazdı ve senin düş görmeni önemsemezdi düşman... Ansızın saldırır, yapabilirse öldürürdü...

Artık ölümden pek bir korkum olmasa da arada düşünmüyor değilim ölürsem neler olacağını... Acaba arkamdan ağlayan olacak mı? Yozlaşmış hükûmet bağımlısı insanlar, anılarımı dinleyerek sefil ruhlarını aydınlatacak mı? Ayak basmayı plânladığım fildişi ve altın dolu kumsallarda bile yasım tutulacak mı? Düşmanlarım bile saygıyla eğilip saygı duruşuna saygı gösterecek mi?

Umm, hayır... Bunların hiçbiri olmayacak, biliyorum... Hükûmete boyun eğen koyun insanlar ölümüme sevinecekler, hâttâ hayatlarında tehlike olarak gördükleri korsanların sayısında azalma olduğunu duyunca zil takıp oynayacaklar! Hiçbir yerde yasım tutulmayacak ve hiçbir düşmanım olmadığı için düşmanlarımın cenâzeme saygı göstermesi gibi bir durum gerçekleşmeyecek... Bunların hepsini geçtim, bir cenâzem dahi olmayacak. Netîcede ben bir korsanım ve cesedim toprakla değil, suyla kucaklaşacak...

Canına yandığım, yarım saattir aynı paragrafı okuyorum! Farkında olmadan dalmışım yine, üzerinden felsefe ve gereksiz melankoli fışkıran düşüncelerime... Belki de fazla yaratıcı bir insanımdır ve bütün bunlar sırf bu yüzden oluyordur, kimbilir? Yok yok, tayfaya bir psikolog almak şart oldu... Bu kendi düşüncemde boğulma işini, kendi kendimle konuşarak devam ettireceğim ve sonunda kadehimi de, kılıcımı da kavrayamayacağım; içinde ellerimi kullanamayacağım bir deli gömleği giyiyor olacağım için...

Bu seferde paranoyaklaştım iyi mi? Havada uçuşurken gördüğüm harflere ve şu yaşadığım anlık kişilik değişimlerine bakılırsa tek bir sorunum var, çok okumuş olmam... Evet, kabûl ediyorum ki şu sallanan sandalyeye kalçamı ne zaman bıraktığımı bile hatırlayamıyorum hâfızamı zorlamama rağmen... Ama şunu biliyorum ; tam şimdi, kalçam biraz hava alabilecek...

Dünyâ varmış... Kalkıp biraz dolaşmaya karar vermekle ne iyi etmişim... South Blue'nun eşsiz suyundan gelen sarhoş edici iyot kokusu eşliğinde yeni bir güne başlamak ne kadar da fevkalâde bir his... Sesim biraz yüksek çıkacak, umarım bana kızmazlar:
-Bu ânı hepiniz yaşamalısınız!
Akarız dereler gibi, denizlere...
Resim

Yaş: 17 + 2
Deniz: South Blue
Kafa Ödülü: -
Tayfa: Ouroboros...
Meslek: -
Dövüş Yeteneği: Kılıç ustası...
Meyve: -
Beli: -
Upgrade: -
Tamamlanan Görevler: -
Yetenek: -
Gemi Özellikleri: Tıkla...

Temel Stat Puanları:
Güç: 8
Dayanıklılık: 6
Hız: 6

Toplam Puan: 5
Meyve: -
Dövüş Yeteneği: 5
Meslek: -

Saldırı Listesi
Düzenlenecektir.
Kullanıcı avatarı
Xerxes Astiages
Ouroboros Tayfası
Ouroboros Tayfası
 
Mesajlar: 89
Kayıt: Pzt Oca 31, 2011 3:36 am
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Ve sen, ben, değirmenlere karşı...

Mesajgönderen Ragna Black tarih Prş Mar 10, 2011 5:41 pm

Yine kötü bir kabustan uyanıp yatağımın kenarına oturdum. Son zamanlarda yine büyük depresyonlar içerisindeyim. Başka işlere kafa yormaktan hala düşünemediğim bir konu var. Bu korsanlık işine acaba anlık bir heves miydi beni bulaştıran? Sanırım 3 aydır içmemem bu işe niyetli olduğumun bir göstergesi ancak tüm hayat düzenimi bozup buralara kadar gelmem, sanki haydut olarak yaşamak bundan çok daha farklıymış gibi, bunca zamandır ne yaptığımı bilmeden yaşıyorum. Kafam o kadar karışık ki... Tek ihtiyacım şöyle bir kadeh cin'miş gibi. Küçük bir kadeh, tek yudumluk. Bir dikişte herşey tekrar düzelecek, netleşecek. Sadece tek bir yudum beni kendime getirebilir. Öyle çok ihtiyacım var ki...

Bugün içkiyi bıraktığım ve kardeşime verdiğim sözün 91. günü. Ona aslında bir söz vermediğim doğru, bu sözü kendime vermiştim. Doğru olanı bulup ona göre hayatımın kalanını yaşayacağıma dair verdiğim söz. Dünyayı dolaşmak için korsanlığı seçmiş, haydutluktan kötü olamayacağını düşünmüştüm. Tam olarak bildiğim söylenemez ama sanırım korsanlık işi yaşamım boyunca karşılaşacağım şeylerin en zorlarını bana sunacak. Bugün bile diğer hiçbir gün hissetmediğim kadar keskin barut kokusu adeta başıma geleceklerin habercisi gibi.

Yataktan kalktığım gibi doğruca banyoya koşup kovadaki suyu yüzüme çarptım. Uyanmak için soğuk sudan daha etkili bişey asla olamaz. İşaret parmağımı bir fırça gibi kullanıp dişlerimi temizledim. Ardından yatak odasına geri dönüp baş ucumdaki silahlarımı, mermilerimi ve barutumu kemerime yerleştirdim. Saçlarımı düzeltip şapkamı taktıktan sonrada güverteye çıktım. Gözüm uzaklara dalmış bir adayı arıyordu. Belkide bir karaya yaklaştığımızı belli edecek balıkçı kuşları. Herşeye rağmen yeni bir hayata başlamak yeni umutları da yanında getiriyor ve bu da beni heyecanlandırıyordu.
Sistemin çarklarına çaput bağlamalı olur da getirir bize insanlığımızı...

Resim

Yaş: 19+1
Deniz: South Blue
Kafa Ödülü: -
Tayfa: Ouroboros
Meslek: Sürücülük (1 puan), Rotacılık (1 puan)
Dövüş Yeteneği: Keskin Nişancı (4 puan)
Gemi Özellikleri: Biyaku
Meyve: -
Beli: Hepsini harcadım :)
Upgrade:
+1 Rotacılık
+2 Güç stadı
+2 Keskin Nişancılık


Tamamlanan Görevler:

- Bir kovboy, bir şarapçı, biraz kurt ve Scott
- Ve sen, ben, değirmenlere karşı...


Mermi sayısı: 40-9=31 adet (11 Eylül günceli)
Silahları: Çift Flintlock (kısa namlu)
Pasiflik: Yok

Temel Stat Puanları:
Güç: 6
Dayanıklılık: 8
Hız: 8

Meyve: 0
Dövüş Yeteneği: 4
Meslek: 1 ve 1

SALDIRI LİSTESİ
- WANTED (B-Rank)
- Sandpaper Kiss (C-Rank)
- Hey Joe! (C-Rank)
- Carmencita (Henüz seviye yeterli değil)

Ragna Black / ZET
Kullanıcı avatarı
Ragna Black
Ouroboros Tayfası
Ouroboros Tayfası
 
Mesajlar: 87
Kayıt: Cum Şub 04, 2011 7:02 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (1)

Re: Ve sen, ben, değirmenlere karşı...

Mesajgönderen Leonard di Maglione tarih Cum Mar 11, 2011 10:02 pm

Temiz deniz havası.Odamın penceresinden içeri giren bu uyandırıcı koku.Tuzun burnunuzu yakması ve açık denizden gelen serin rüzgarın ciğerlerinizi doldurması.Aldığım her derin nefes uyanmama biraz daha yardım ederken yataktan kalktım.Biraz gerindim ve esnedim, Ragna'nın yatağına baktım, toplanmıştı.Uyandığı kesindi, herhalde yine son kalkan ben olucaktım.Nova pek uyumazdı veya uyusa biz görmezdik, diğerleride çoğunlukla benden erken ayakta olurlardı.Ayılmak için biraz daha uğraştıktan sonra yerde duran kotumu geçirdim.Sabahki soğuktan sonra bacağımı ısıtıcak birşeyler giymek iyi gelmişti.Etrafıma biraz bakındım, gömleğimi arıyordum.Etrafı biraz kurcaladıktan sonra onuda buldum ve üzerime geçirdim.Düğmelerini dikkatli bir şekilde ilikledim.Kollarını kıvırdım ve artık hazırdım.Haa birşeyi unuttum, belkide en önemli şeyi.Bu denizlerde yaşamak istiyorsam ona mecburdum.Eldivenlerim, benim can güvenliğim.Onlar olmadan belkide ben bir hiçtim.En son bıraktığım yere doğru yürümeye başladım...

Eldivenleri yatağımın yanında bulunan küçük sehpaya bırakmıştım en son.Eldivenleri dikkatlice aldım ve elime geçirdim.Deri vücuduma deyince parmaklarımda bir sıcaklık hissi oluşuyordu.Sanki bana güven veren bir sıcaklıktı bu.Bunalrı takınca içim içime sığmıyor ve ustamı hatırlıyordum.Onun bana bıraktığı vasiyet buydu, bir çift eldiven ve bir kitap.Ardında sırları çözülmemiş bir disiplin birde.Onun sayesinde atılmıştım bu denizlere.Onun sayesinde başlamıştı yolculuğum, onun yolu yüzünden ve belkide ölüm yolumda onun ki olucaktı.Gelecek, batan güneşin son ışıkları kadar belirsiz ve anlaşılmaz.Ölümün en küçük tehdit olduğu bir yoldayım şimdi.Korsanlık yolunda, ustamın uğruna öldüğü bir disiplinin yolunda ve kendi yolumdayım.

Bazen sormuyor değilim kendime, neden bir korsan oldum? Ve ne zaman bu soruyu yöneltsem kendime hep aynı cevabı veriyor kalbim, beynime itiraz eder gibi; özgürlük için.Beynim diyor bazen sen salaksın, ustanın vasiyetini denize açılmadan, köyündede devam ettirebilirdin.Hatta orda bu gösteriyi satar ünlü olur öyle denizlere açılırdın.Ama böyle olması gerekti ve oldu, benimse hala takıldığım konu şu; niye bu tayfa? Aslında yeni kurulmuştuk ve kendimi bir anda burda bulmuştum.Bir tayfa aradığım doğruydu peki ne beni buraya çekti.Belkide dostlar.Hepimiz farklı tipte, farklı güçte insanlarız; düşüncelerimiz, zevklerimiz hatta hayallerimiz bile farklı, ama hedefimiz aynı; bu denizde yaşamak ve görmediğimiz yerleri görmek.Bu bizi birleştiriyor, bu bizi bir arada tutuyor, bu bizi Ouroboros yapıyor.

Dediğim gibi hepimizin, her birimiz hakkında farklı düşünüyor olabilir.Ama bana göre tek bir yolda, tek bir gemide, ölüme aynı tabutta gidiyorsak diğer şeyler sadece teferruattır.Aslında eğelenceli bir tayfayız.Şarapçı bir kaptanımız ve bir alkoliğimiz var, ve bırakmaya çalışıyor.Nova gibi orjinal biri olduğu gibi, Lupin gibi taklitçini tekide var.Ama yinede biz mutluyuz...

Bunları düşünürken yatağımın üzerine oturdum.Hala ayılmaya çalışıyordum ama yinede uyku düşüncelerimin bedenimi ele geçirmesine karşı koyamıyordu.Bir anda tüm düşüncelerim bir bağırışla kesildi; "Bu ânı hepiniz yaşamalısınız!" Kaptan yine azıtmıştı.Yatağımdan yavaşça kalktım, dikkatli bir şekilde yatağı yopladım ve güverteye doğru yol almaya başladım...

Güverteye çıktığımda nerdeyse herkes burdaydı, Lupin haric herkes.Geri kalanları selamladıktan sonra siyah gemimizin korkuluklarına dayandım ve ileri doğru baktım.Yine bu tuzlu hava, yine burnumu yakan bu meltem...
Resim
Spoiler: show

Yaş: 22
Deniz: South Blue
Kafa Ödülü: -
Tayfa: Ouroboros
Meslek: Kuklacı
Dövüş Yeteneği: -
Meyve: Mera Mera no Mi / Ateş-Ateş Meyvesi
Beli: 3.100
Upgrade:
-Meyve x2 artımıştır
Tamamlanan Görevler: -
Gemi Özellikleri: Tıkla
Pasiflik:-
Eşyalar:
•x16 10 metrelik misina (10 kullanımda, 6 yedek)
•x6 çam kerestesi
•Alet-çantası
•Çekiç
Temel Stat Puanları:
Güç: 7
Dayanıklılık: 6
Hız: 7

Toplam Puan: 5

Meyve: 4
Dövüş Yeteneği: -
Meslek: 1

Saldırı Listesi:
•İmperial Shot (C-Rank)
•Fire Fist (C-Rank)
Tüm saldırılara buradan ulaşabilirsiniz

a.k.a. Antonio Roresto
Kullanıcı avatarı
Leonard di Maglione
Ouroboros Tayfası
Ouroboros Tayfası
 
Mesajlar: 105
Kayıt: Çrş Şub 09, 2011 1:29 am
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Ve sen, ben, değirmenlere karşı...

Mesajgönderen Versailles Lupin tarih Cmt Mar 12, 2011 3:01 am

- Ruppeeen. Ruppeeeen ! Rupppeeeeeeen !

Göz kapaklarımı açmayı reddederken, o cırtlak sesi dinlemekteydim her sabah olduğu gibi. Çalar saat olsa duvara fırlatıp parçalayarak susturabilirdim. Peşimde dikilen Xerxes ya da başka biri olsa, ağzına çorap tıkayabilirdim ama bu ses papağanım Jacop'a aitti. Onun susması için, uyanmaktan başka çarem olmadığını biliyordum. Kafamı kaldırdığımı gördüğü an programlanmış robot gibi susuvermişti. Fırsattan istifade edip, tekrardan yatağa atmaya çalıştım kendimi ama saniyesinde ötmeye başladı it oğlu it . " Rupppeeeeen ! "

- Pekâlâ, kalkıyorum seni godoyaro !

Kalkıyordum, kalkmalıydımda. Hatta kalktım bile. Kalkar kalkmazda, yatağımın ucundaki boy aynası karşıladı beni. Tabii o muhteşem, yakışıklı bedenim. Bebek yüzüm, esmer dağınık saçlarım. Günlük ritüelimdi bu benim, her sabah kalktığımda aynaya bakmalıydım. Süper ego sahibi, kibirli bir hareket gibi görünebilir normal bir insan için. Ama ben normal bir insan değilim. Yeni bir güne başlarken, karaktersiz biri olmadığımı kendime kanıtlamalıyım ! HAS görüntümün bu olduğunu bilmeliyim. Kişiliksiz görünebilirim ama karaktersiz değilim ! Evet, her sabah bu cümleyi tekrarlamılıyım !

- Kişiliksizim ama karaktersiz değilim Jacop !

Bir gün yataktan kalktığımda, kendi görüntümden uzak olmam ve has görüntümü kaybetmem en büyük korkumdu. Tanrı'nın bana bahşettiği bu yeteneğe " şeytanın gücü " deniyordu ve daha bana ne tür nimetler sunacak bilmiyordum. Görüntümü değiştirmemi sağlıyordu bu güç, peki ya ilerde karakterimi de içten içe değiştirmeye başlarsa ? Kendi has görüntümü unutmamı sağlar hatta bambaşka bir karaktere büründürürse beni ? Şeytan meyvesi denmesinin sebebinin şeytanın gücüyle alakalı olduğunu düşünmüyorum. Tanrı'nın yaptıklarımdan dolayı beni cezalandırmak için önüme çıkardığı " şeytani " bir intikam olabilir. Şu ana kadar, " Tanrı'nın Bahşi " diye yorumladım ama tam terside olabilir. Lanet olsun ! Her gün aynı kuşku beni yiyip bitiriyor, kimseden korkusu olmayan keskin ruh halimin arkasında ufaktan bir korku filizleniyor. Bu kuşku ile yaşayacağıma, keşke hiç bu güce sahip olmasaydım. Evet, bana avantajları oldu. İnsanları daha kolay kandırmayı başardım fakat meyvem olmasa da yaptıklarımı yapabilirdim. Meyveyi ilk yediğim gün, cehennemin dibini boylamıştım aslında. Belki de Tanrı benden intikamını o gün almıştı. Meyveyi yememi sağlayıp kıçımın denizin derinliklerine boylamasını sağlamıştı. Olmadı ! Başaramadı ! O gün Xerxes Astiages kurtardı beni. Evet evet, belki de Tanrı'ya karşı gelen Xerxes'di. Beni tanrı'nın hışmından kurtaran oydu ve beni öldürmek için verdiği yeteneğin geri tepmesini sağladı, beni tamamen yeni bir Tanrı'ya dönüştürdü. Tch, Xerxes. Eğer karşıma başka bir hayatta çıksa, dolandırmam gereken asil kıçlı saf biri olarak görürdüm. O benim hayatımı kurtaran ve amaçlarıma yakınlaştıran kişi. Yaşam felsefeme ters düşmedikçe ona olan saygımda hiçbir zaman bitmeyecek.

Jacop'un ağzına kraker kondurduktan sonra giysi dolabımı açtım. Ne giyinmeliydim acaba ? Takım elbise. Siyah uzun yakalı gri yelekli takım elbise...Siyah gömlekli ve siyah yelekli takım elbise. Beyaz gömlekli ve siyah yakalı.....Milyonlarca takım elbisenin arasından bir tanesini seçmeliydim. Fark eden bir şey olmayacaktı sonuçta. Takım elbise, yeteneğim ile birleşen bir bütünlüktü. Eğer birinin görünümü aldıysam, altımda ona uygun kıyafet olmalıydı ki takım elbise her kişinin giyebileceği bir kıyafet. Denizciler, korsanlar, kont'lar, tüccarlar...evrensel bir üniforma bu. Yani iş kıyafetim bu benim. Neyse, siyah gömlekli ve siyah yakalı olanı seçtim. Özenli özenli, ütüsünü bozmadan giyindikten sonra siyah güneş gözlüğümü de alıp iç cebime koydum. Uğur getirdiğine inandığım kırmızı zarlarımı pantolonum sol cebine koyduktan sonra dışarı çıkabilirdim. Kamaramın kapısına yönelmiştim ki o sinir bozucu ses..." Rupeeeeen "

Evet, Marius Jacop. Onu unuttum. Bu pisliği yanımda götürmezsem tüm gün başımın etini yiyiyordu. Alıp omzuma yerleştirdikten sonra kamaramın kapısından dışarı çıktım.

Nova, Xerxes, Ragna, Leo. Hepsi güvertedeydi. Uzun süredir seyir halinde olmamız onları sıkmıştı anlaşılan. Beni de sıkmıştı. Onlara baktığımda her defasında " bunlar korsan " diyebiliyordum. Peki ya ben ? Korsan'a benzer hiçbir yanım yok ve Xerxes beni kurtarana kadar korsan olmak gibi bir idealim olmadı. Seviyorum onları, saf insanlar. Neşeliler, birbirlerine bağlılar. Onların arasında olmam ne kadar doğru bilmiyorum, birbirlerinin kıçlarını kollayabiliyorlar. Ben plan üretmekten, hırsızlık yapmaktan, tiplerini alıp şaklabanlık yapmaktan başka bir işe yaramıyorum. Gerçi benim için bir problem yok, onlarla olduğum sürece istediğim yerlere ulaşabilirim. Hazinelere yakın olabilirim ! Tek sorun, bir gün onların ideallerine uymayacak olmam. Grand Line'a girme hayalleri var, benimde var. Grand Line'da bolca para var çünkü ! Onların oraya giriş amaçları farklı ve oraya girdiğimizde şu an ki yeteneklerim yeterli olmayacak. Bunu farkındayım. Bana tahammül edebilmeleri ve onlardan biraz daha yararlanabilmek için işe yarar şeyler yapmalıyım. Biraz elimin iş görmesi lazım yani.

Güneş gözüme vurmaya başladığında cebimden gözlüğümü çıkardım, sahi güneş gözlüksüz tanıyamayabilirlerdi beni. Gerçek yüzümü gördüklerinden şüphe duyuyorum mesela. Ya gözlüklüyümdür ya da başkasının görünümünde bürünmüşümdür. Neyse, bu seferliğine çıkarıcam gözlüğümü. Has görüntümü herkes tüm detaylarıyla bilmeli, özümden uzaklaşmamılıyım. Herkesin beni görebileceği şekilde güvertenin ortasına geldim ve kaptana bakarak konuşmaya başladım...

- Planımız ne canına yandığım.
- Ruppeeen. Zerzes. Rupeeen. Zersezzz.
Resim






Yaş:
20
Deniz: South Blue
Kafa Ödülü: -
Tayfa: Ouroboros
Meslek: Dolandırıcılık
Dövüş Yeteneği: -
Meyve: Mane Mane No Mi
Beli: 6.800
Upgrade: +2 Meyve Statı + 6 görünüm kontenjanı
Tamamlanan Görevler: -
Yetenek: Dönüşüm

Gemi Özellikleri:Standart başlangıç gemisi özellikleri
Resim
Temel Stat Puanları:
Güç: 4
Dayanıklılık: 6
Hız: 10

Toplam Puan: 3
Meyve: 3
Dövüş Yeteneği: 0
Meslek: 2



Dönüşüm Listesi [ Güncel ]
Xerxes ______________ Ragna ______________ Leonard
Resim Resim Resim
Dead Scream ____________ Scott _____________ Vital
ResimResimResim

Ganokichi ___ Tina Flank
ResimResim





We Are Ouro...BROS !
Resim

Resim
Kullanıcı avatarı
Versailles Lupin
Ouroboros Tayfası
Ouroboros Tayfası
 
Mesajlar: 107
Kayıt: Pzr Şub 27, 2011 2:42 am
Konum: Biyaku
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Ve sen, ben, değirmenlere karşı...

Mesajgönderen Ragna Black tarih Cmt Mar 12, 2011 9:03 pm

Gözüm uzaklarda yeni bir adanın ilk işaretlerini görmeye çalışıyordum. Fakat ilerde bir adanın silüeti yerine sonsuza uzanan okyanusun tam ortasında gibi hissettim kendimi. Adanın bize gözükmemesi onun orada olmadığını göstermezdi elbette, denizin renginin açıklaşması kara sularına giriyor olduğumuzu gösterirdi. Arkamı döndüğümde Nova yine geçirdiği bir enerji patlamasıyla kaptanla uğraşıyordu. Sabahın bu saatinde bu adamın tüm bu enerjiyi nereden bulduğunu anlayamıyordum. Arkadan gelen Leo'yu gördüm. Hepimize selam verip geminin korkuluklarına dayanıp denizi izlemeye başladı. Ben de onun yanına doğru ilerledim, yeni kurulmuş bu tayfada hepimiz birbirimizi çok az tanıyorduk. Yanına geçip ben de göğsümü korkuluklara dayayıp deniz dalgalarını izlemeye başladım. Onun bir muhabbete girmeyeceğini anlayınca ilk davranması gerekenin ben olduğuma karar verdim ve işaret parmağımla dalgaları gösterip söze girdim.

- Dalgaların gemiye vuruş açısının sehir halindeki gemiler için ne kadar önemli olduğunu biliyor musun? Usta bir dümenci dalgaları hep önden almaya çalışır. Dalgaların gemiye yandan vurması dengeyi bozup hızımızı yavaşlatır. Hele ki fırtınalı bir havada dalgalar yandan vururken devrilmemiz içten bile değil. Ama şuan durum iyi gibi gözüküyor.

Bir süre daha dalgaları izledikten sonra içim geçmiş ki Lupin'in geldiğini o konuşuncaya kadar farkedemedim. Cümlesini bitirdiğindeyse o tarafa dönmüştüm artık. Her zaman ki gibi papağanı o konuşmasını bitirdikten sonraki heyecanıyla sahibini taklit eder gibi yada sohbete dail olmak istermiş gibi de olabilir bağırmaya başladı. Gemideki tek evcil hayvan olmasıyla sempatimi kazanmış bir kuştu, geri kalanlarımız vahşi hayvanlardı ve onun abisiydik. Onu korumak da sorumluluklarımızdan biriydi belkide. O değil de Lupin'in sorusunu beğenmiştim, kaptanın planı onun gerçek kişiliğinin aynasıydı belkide ve bu beni meraklandırmıştı. Kaptanın planı her neyse adada gerçekleştireceğimiz kesindi ve artık yola çıkmalıydık. Geminin nişancısı olsam da dümencisi de sayılırdım ve bu iş benim sorumluluğuma giriyordu. Yelkenleri daha sıkıca gerdim ve dümen kamarasına gittim.
En son Ragna Black tarafından Pzr Mar 13, 2011 4:22 pm tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Sistemin çarklarına çaput bağlamalı olur da getirir bize insanlığımızı...

Resim

Yaş: 19+1
Deniz: South Blue
Kafa Ödülü: -
Tayfa: Ouroboros
Meslek: Sürücülük (1 puan), Rotacılık (1 puan)
Dövüş Yeteneği: Keskin Nişancı (4 puan)
Gemi Özellikleri: Biyaku
Meyve: -
Beli: Hepsini harcadım :)
Upgrade:
+1 Rotacılık
+2 Güç stadı
+2 Keskin Nişancılık


Tamamlanan Görevler:

- Bir kovboy, bir şarapçı, biraz kurt ve Scott
- Ve sen, ben, değirmenlere karşı...


Mermi sayısı: 40-9=31 adet (11 Eylül günceli)
Silahları: Çift Flintlock (kısa namlu)
Pasiflik: Yok

Temel Stat Puanları:
Güç: 6
Dayanıklılık: 8
Hız: 8

Meyve: 0
Dövüş Yeteneği: 4
Meslek: 1 ve 1

SALDIRI LİSTESİ
- WANTED (B-Rank)
- Sandpaper Kiss (C-Rank)
- Hey Joe! (C-Rank)
- Carmencita (Henüz seviye yeterli değil)

Ragna Black / ZET
Kullanıcı avatarı
Ragna Black
Ouroboros Tayfası
Ouroboros Tayfası
 
Mesajlar: 87
Kayıt: Cum Şub 04, 2011 7:02 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (1)

Re: Ve sen, ben, değirmenlere karşı...

Mesajgönderen Xerxes Astiages tarih Pzr Mar 13, 2011 3:50 pm

Her dövüş başlangıcında böyle oluyor... Nedensizce etraf sessizleşiyor, soluk alıp vermemin dışında... Soluk alıp verirken çıkardığım sesi açık bir şekilde duyabiliyorum... Bunun dışında zaman duruyor sanki... Görüyorum... Havada asılı kalmış olan Nova, güverteye gelen diğer tüm tayfa üyeleri, birşeyler konuşup duruyorlar... İşitemesemde, ne dediklerini biliyorum sanki... Herkes kendi işine bakıyor, kimse ilgilenmiyor... Belki de birazdan kaptanları ya da suikâstçileri ölecek, ama umurlarında değil! Bir korsan olmak bu mu demek? Korsan olunca dünyanın senden ayrı bir yerde dönmesi mi gerek?

Bilmiyorum ama çokta umursamıyorum... Bu arada manitu aşkına, bu nasıl suikâstçi yahu!? Suikâstçi dediğin sinsîce saldırıp gizlice öldürmez mi? Bu kadar açık bir şekilde saldırdıysa, canı kavga istiyor bu Nova'nın... Ama sorsun bakalım, benim istiyor mu? Yeni uyanmıştır birde bu... Yanlışlıkla öldürmekten korkuyorum... Dövüşmekten hoşlansamda, arkadaşlarımla dövüşmekten pek hoşlanmıyorum normâl olarak... Hoşlansaydım onlara arkadaş yerine "hasım" derdim sanırım... Öff... Eskiler boşuna söylememiş "Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun." diye... Şu an Nova'nın bir deli olduğuna olan inancım pekişmiş durumda işin doğrusu...

Aah, canına yandığım, nedir tüm bu korsanlık işleri... Çok yorgunum, şu kitap için çok kafa yordum... Bundan sonra bir oturuşta iki ciltten fazla kitap okumayacağım, tamam büyük konuştum... Ama biraz dizginlemeliyim kendimi, her zaman bu şekilde davranırsam güne yorgun başlamaya da alışmalıyım...

Kılıcımı çekmeli miyim? Ama o kaba ayağını kesmek biraz fazla acımasızca olur... Tamam tamam, kılıcın sırtını kullanacağım... Ama bu herifi uyarmalıyım, her savaşa böyle pattadak girecekse tayfaya bir doktor lâzım olacak... Bir psikolog, bir de doktor... Başka? Haa bir de müzisyen lâzım tayfaya... Ama şimdi sırası değil... sağ tarafta duran kılıcımı istemsizce çıkarıyorum yerinden... Rapier kılıcımın bir sırtı olmadığı ve iki tarafı da kesici olduğu için sapıyla Nova'nın ayağını durdururken dudaklarım bana sormadan eyleme geçiyor:
-Uyanmak? Uyudum mu diye sormalısın belki de... Umarım şu elinden düşmeyen bıçağın yanındadır ve benimle bir düelloya hazırsındır... Bu arada senden sonra şu Lupin'e de haddini bildirmeliyim, benim lâfımı mı kullandı o!?
Akarız dereler gibi, denizlere...
Resim

Yaş: 17 + 2
Deniz: South Blue
Kafa Ödülü: -
Tayfa: Ouroboros...
Meslek: -
Dövüş Yeteneği: Kılıç ustası...
Meyve: -
Beli: -
Upgrade: -
Tamamlanan Görevler: -
Yetenek: -
Gemi Özellikleri: Tıkla...

Temel Stat Puanları:
Güç: 8
Dayanıklılık: 6
Hız: 6

Toplam Puan: 5
Meyve: -
Dövüş Yeteneği: 5
Meslek: -

Saldırı Listesi
Düzenlenecektir.
Kullanıcı avatarı
Xerxes Astiages
Ouroboros Tayfası
Ouroboros Tayfası
 
Mesajlar: 89
Kayıt: Pzt Oca 31, 2011 3:36 am
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Ve sen, ben, değirmenlere karşı...

Mesajgönderen Versailles Lupin tarih Çrş Mar 16, 2011 5:06 am

Taklitçilik. Başlarda bu yakıştırmayı tasvip etmesemde, taklitçilerin şahıydım ben. Merak etmeyin, çarşılarda imitasyon mal satan işportacı anlamında değil. Daha kapsamlı bir taklitçilik bu. Bir insanın özelliklerini topyekün bünyeye enjekte etmek, onun gibi görünmek, onun gibi konuşabilmek...Aslında, yeterlilik kipi ile tanımlamak anlamsız. " Konuşabilmek " değil. Konuşmak. Onun gibi konuşmak, onun gibi yürümek, onun hareketlerini sergilemek...Şeytan meyvesinin bana bahşettiği güçtü bu. İnsanları " kusursuz " taklit edebilme yeteneği. Fakat özümde yatan güç bu değildi ki, son zamanlarda yeteneğimin " taklitçilik " olarak tanımlanmasından duyduğum rahatsızlıkta bu sebepten. Özellikle tayfa üyelerim, beni henüz hiç tanımıyor. Meyveyi yiyişimi bir milad olarak kabul edersek, milattan önce ben bir dolandırıcıydım. Şimdi de öyleyim. İnsanları kendi kazdığım su yolunda sürüklemek ve denize ulaştırmak işim...Görevim...pardon, en doğru tanımı " HOBİM ". Miladımdan önce hakkını vererek yapardım bu işi. Ne hakkı da olacaksa...Kami-sama'nın kurduğu düzene çomak sokuyorum sadece. Yarattıklarını kendi safhıma çekiyorum, onun oyuncakları ile oynuyorum. Şükür ki insanlara beyin verirken, onu kullanma işlevi vermemiş. Kafalardaki o boşluğa duvarın arasından sızan su damlacıkları gibi sızıp içerde buharlaşıyorum. Eritiyorum beyinlerini içten içe. Miladım biraz daha eğlenceli kıldı bu işi, içeri sızmak için duvardaki çatlağı beklememe gerek yok artık. O çatlak ben oluyorum, onların çatlaktan içeri girmesini sağlıyorum. Yaptıklarım aynı, uygulayış şeklim farklı. Her şeyden öte, daha EĞLENCELİ .

Neyse, şu bizim kusoyaro bana "...Lupin'e de haddini bildirmeliyim, benim lâfımı mı kullandı o!?" diye bir kelime kullandı, nova ile oynaşmakta iken. Sadece boş bir bakış attım, sonra ise diyafram'ım patlayacakmışcasına kahkalar atmaya başladım:

" Zehehaheahsdhsfgssfuuvvaaaaaa ! Benim taklitçi bir pislik olduğumu bilmiyor musun, herkesi taklit ederim ben. Senin lafın benim lafım, senin görünüşün benim görünüşüm. Bak şimdi..."

( Dönüşüm = Xerxes Astiages )


" Ben Xerxes, 5 kuruşluk ucuz şarap içen bir asil özentisiyim. Naber canına yandığım ? "

( Dönüşüm = Nova )

" Ben Nova. Göz kapağınız kapandığında önünüzde açıldığında arkanızda sizi bekleyecek olanım..."

( Dönüşüm = Leonard)

" Ben Leonard. Tanrı iplerini bıraktığında kuklacıklarını yönetecek kuklacıyım..."

( Dönüşüm = Ragna)

" Ben Ragna. South Blue'da ki tek Western kovboy'um. Hell Yeah ! "

( Dönüşüm = Lupin)

" Ve ben Lupin....Şu an yeni uyanan ve karnı borozan öttüren kişi. Şu sevişme merasimini bırakında yemek yiyelim. Yok mu yemek hazırlamak isteyen cengaver ? "
" Jaaacoopppoo Jacopppooo "
" Eh. Evet, bu da Jacop. O da acıkmış bakayarodomo'lar . "
Resim






Yaş:
20
Deniz: South Blue
Kafa Ödülü: -
Tayfa: Ouroboros
Meslek: Dolandırıcılık
Dövüş Yeteneği: -
Meyve: Mane Mane No Mi
Beli: 6.800
Upgrade: +2 Meyve Statı + 6 görünüm kontenjanı
Tamamlanan Görevler: -
Yetenek: Dönüşüm

Gemi Özellikleri:Standart başlangıç gemisi özellikleri
Resim
Temel Stat Puanları:
Güç: 4
Dayanıklılık: 6
Hız: 10

Toplam Puan: 3
Meyve: 3
Dövüş Yeteneği: 0
Meslek: 2



Dönüşüm Listesi [ Güncel ]
Xerxes ______________ Ragna ______________ Leonard
Resim Resim Resim
Dead Scream ____________ Scott _____________ Vital
ResimResimResim

Ganokichi ___ Tina Flank
ResimResim





We Are Ouro...BROS !
Resim

Resim
Kullanıcı avatarı
Versailles Lupin
Ouroboros Tayfası
Ouroboros Tayfası
 
Mesajlar: 107
Kayıt: Pzr Şub 27, 2011 2:42 am
Konum: Biyaku
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Ve sen, ben, değirmenlere karşı...

Mesajgönderen Ragna Black tarih Prş Mar 17, 2011 5:49 pm

Dümen kamarasına giderken her adımım simsiyahtı. Evet, adımlarım siyahtır bana göre aynı bulunduğumuz gemi gibi. Siyahtır fakat soğuk değil, belki dışarıdan öyle görünebilir sessiz adımlarım. Fakat aslında alev alev yanamaktadırlar bastıkları yerleri kül edercesine. Bu sıcaklık ruhumun derinliklerinden gelir. Ölüm kadar kusursuz bir oyundur bembeyaz ıslıklarım. Komik alaycı bir oyundur bu. Dışarıdan öyle sıcak ve tatlı görünür ki kimsecikler anlamaz aslında ne kadar soğuk ve tehlikeli olduğunu bu bembeyaz ıslıkların. İşte yürürken bu iki zıtlık birbirine eşlik eder, alev alev yanan her bir adımıma bir beyaz kar tanesi nota düşer. Bu güzelliği her insan farkedemez, bu nedenle kıymetlidir gözlerim, parmaklarım. Hiçkimsenin göremediğini tehdit eder bakışlarım. Solgun ve uyuşuk bakışlı bir adam sanarlar oysaki beni, fakat hedefim tam önümdedir hep ve bunun içindir karşımdaki hedefi alaşağı eden silahlarım. Korkum korkmaktansa kıskansın tüm insanlar beni, gelecekteki kendi kaderinin efendisi, beni. Çalsınlar o zaman kapımı bulsunlar beni korkusuz. Kimsenin göremediğini vurmak için nişancı oldum, kimsenin bulamadığı doğruyu bulabilmek içinse korsan. Yüreğimdeki aslanı canlandırdığımda kimse durduramaz ki, korkun benden dalgalar, korkun benden düşmanlar, korkun bizden dünya... Çünkü Ouroboros adını göklere taşımaya ant içtim.

Aslında sadece basamakları çıkarken babamın eski ıslığını çalıyordum. Her seferinde beni geçmişe götüren o ıslık bugün benim için başka anlamlar taşıyordu. Zorlayarak da olsa başkalarından farklı düşünerek gruptaki eksikleri kapatacağım gibi ilginç bir inanç taşıyordum. Bana göre bir gruptaki her üye diğerinin açığını kapattığı zaman yenilmez olur. Mantıklı kararları kaptana bırakıyorum, yine de katıldığım bu tayfada mantık çerçevesinde hareket eden insanların azlığı beni hayrete düşürürken doğru mu yaptım diye sorgulamama neden oluyor.

Dümen kamarasına vardığımda bile ıslık çalmayı sürdürdüm. İnişleri ve çıkışlarıyla oturaklı, hayran olduğum bir şarkıydı bu. O yüzden hep aynı şarkıya giderdi dudaklarım. Aslında hiç başka bir şarkı çalmadım, küçüklüğümden beri hep aynı değişmez müziğim. Genelde yalnızken çalarım sadece, bu refleks belki oyalanmak içindir. Ama kafamı toparlamamda alkol kadar etkili olduğu kesin. Alkolün unutmamı, ıslığımın hatırlamamı sağlaması ve ikisinin de aynı işe yaraması ne tuhaf. Yaradıkları kafa toparlamaya yardımcı olmak. İşte bu keyfi sürdürmek istediğimden işlerimi hallederken ıslık çalmaya devam ediyordum.

Önce siyah çekmeceden siyah pusulayı çıkarttım. Tanrım, neden bu gemideki her şey siyah? Pusulada dün akşamdan beri ayarlanmadığından geminin az bir sapma yaptığını farkedip dümeni gideceğimiz hatta ayarladım. ''Doğruca Adaya!'' diye bağırmak isteği geldiysede içimden susmayı tercih ettim. Pusulaya bakma işine ilk kez bu gemide başlamıştım. Sonuçta ben rotacı değilim. Bundan önceki tekne sürüş deneyimlerimin hepsi ada içi ufak turlardı. Sadece adadan adaya sürüş değil, yolculuk bile benim adıma ilkti. Uçsuz bucaksız bu denizi tanımak harika bir his.

Dümendeki işim bitince ıslığı kesip son bir kez daha iyice esneyip son sabah yorgunluğumu da üzerimden attım. Yavaşça dışarı çıkıp bizimkileri teker teker inceledim. Lupin bana dönüşmüş aynen ''Ben Ragna. South Blue'da ki tek Western kovboy'um. Hell Yeah!'' diye bağırıyordu. Sırıtarak ona bakarken bu ekiple iş yapmanın ayrıcalık olduğunu düşündüm. ''Yok mu yemek hazırlamak isteyen cengaver'' diyince düşünmeden aşağı güverteye doğru bağırdım.

''Hadi millet yemek yiyelim artık, Nova ve kaptan yarım işlerini halletiyse tabi''
Sistemin çarklarına çaput bağlamalı olur da getirir bize insanlığımızı...

Resim

Yaş: 19+1
Deniz: South Blue
Kafa Ödülü: -
Tayfa: Ouroboros
Meslek: Sürücülük (1 puan), Rotacılık (1 puan)
Dövüş Yeteneği: Keskin Nişancı (4 puan)
Gemi Özellikleri: Biyaku
Meyve: -
Beli: Hepsini harcadım :)
Upgrade:
+1 Rotacılık
+2 Güç stadı
+2 Keskin Nişancılık


Tamamlanan Görevler:

- Bir kovboy, bir şarapçı, biraz kurt ve Scott
- Ve sen, ben, değirmenlere karşı...


Mermi sayısı: 40-9=31 adet (11 Eylül günceli)
Silahları: Çift Flintlock (kısa namlu)
Pasiflik: Yok

Temel Stat Puanları:
Güç: 6
Dayanıklılık: 8
Hız: 8

Meyve: 0
Dövüş Yeteneği: 4
Meslek: 1 ve 1

SALDIRI LİSTESİ
- WANTED (B-Rank)
- Sandpaper Kiss (C-Rank)
- Hey Joe! (C-Rank)
- Carmencita (Henüz seviye yeterli değil)

Ragna Black / ZET
Kullanıcı avatarı
Ragna Black
Ouroboros Tayfası
Ouroboros Tayfası
 
Mesajlar: 87
Kayıt: Cum Şub 04, 2011 7:02 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (1)

Re: Ve sen, ben, değirmenlere karşı...

Mesajgönderen Leonard di Maglione tarih Prş Mar 17, 2011 7:54 pm

Derin bir nefes aldım ve güzelce esnedim. İlerideki ilk adayı düşünüyordum.Sonsuza uzanan ufka bakarken insanın aklına başka hiçbir şey gelmiyordu.Gelecek bize ne getirecek ? Acaba geldiğim köyden ne kadar uzaktaydık. Aile özlemi çektiğim yoktu ama ustamı çok özlemeye başlamıştım. Rüyalarıma bile girer olmuştu. Bazen bir kabusta bazense en mutlu anılarımda. Annemin beni onun yanına göndermesi bir domino taşı serisindeki ilk taşı deviren şey olmuştu. O bana yeni bir hayat kazandırmıştı. Çok sevdiğim bir hayat. Şimdi ise bu domino taşlarının en önemli parçası düşmüş ve ben ondan çok uzaktaydım. Bana bıraktığı bir vasiyetle birlikte...

" Dalgaların gemiye vuruş açısının sehir halindeki gemiler için ne kadar önemli olduğunu biliyor musun? Usta bir dümenci dalgaları hep önden almaya çalışır. Dalgaların gemiye yandan vurması dengeyi bozup hızımızı yavaşlatır. Hele ki fırtınalı bir havada dalgalar yandan vururken devrilmemiz içten bile değil. Ama şuan durum iyi gibi gözüküyor."

Ragna tam düşüncelerimin ortasında bu sözleri söylemişti bana. Dediğim gibi pek tanımazdık bir birimizi, daha yeni kurulmuş bir tayfaydık. Aslında pek ilgilenmezdim gemilerle, benim tek düşündüğüm kuklalardı. Ayıp olmasın diye tam birşeyler söyliycekken bir anda Nova Xerxes'in kadehini kırmaya yeltendi.Eyvah, yine bir kavga mı başlıyordu yoksa...

Bir anda güverteye Lupin girdi. Bir anda ne olduğunu anlıyamadan ortalık karıştı.Kavga çıkıcağını zannederken Xerxes Lupin'i dövemk istedi, Lupin gitti ve hepimizi taklit etmeye başladı...Burda neler oluyordu.Her şey çok hızlı gelişti. Bunları sadece bir gürültü olarak algılamaya karar verdim.İşte bizim tayfa böyleydi. Eğlenceli ve komik tiplerdi. Lupin benim taklidimi yaparken yüzüme küçük bir tebessüm geldi.Cebime uzandım ve sigara paketini çıkardım.Bir sigarayı ağzıma koydum. Aslında pek içmezdim, sadece canım çok istediğinde. Yani bağımlı değildim ama yinede içiyordum. Ateş için bakındım. Ceplerimi kontrol ettim.Orda da değildi. Nereye kaybolmuştu yine ? Hep böyle oluyordu, acaba Ragna'da varmıydı ? Sormakta bir sorun olmaz diye düşündüm... "Ateşin var mı?" diyerek başımı yana çevirdim. Ama Ragna çoktan gitmişti yanımdan, bir saniye sonra onun sesini duydum: ''Hadi millet yemek yiyelim artık, Nova ve kaptan yarım işlerini halletiyse tabi'' Sigarayı aldığım pakete geri koydum."Yemek ha işte beklediğim şey buydu..." diye kendi kendime söylendim.
Resim
Spoiler: show

Yaş: 22
Deniz: South Blue
Kafa Ödülü: -
Tayfa: Ouroboros
Meslek: Kuklacı
Dövüş Yeteneği: -
Meyve: Mera Mera no Mi / Ateş-Ateş Meyvesi
Beli: 3.100
Upgrade:
-Meyve x2 artımıştır
Tamamlanan Görevler: -
Gemi Özellikleri: Tıkla
Pasiflik:-
Eşyalar:
•x16 10 metrelik misina (10 kullanımda, 6 yedek)
•x6 çam kerestesi
•Alet-çantası
•Çekiç
Temel Stat Puanları:
Güç: 7
Dayanıklılık: 6
Hız: 7

Toplam Puan: 5

Meyve: 4
Dövüş Yeteneği: -
Meslek: 1

Saldırı Listesi:
•İmperial Shot (C-Rank)
•Fire Fist (C-Rank)
Tüm saldırılara buradan ulaşabilirsiniz

a.k.a. Antonio Roresto
Kullanıcı avatarı
Leonard di Maglione
Ouroboros Tayfası
Ouroboros Tayfası
 
Mesajlar: 105
Kayıt: Çrş Şub 09, 2011 1:29 am
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Ve sen, ben, değirmenlere karşı...

Mesajgönderen Versailles Lupin tarih Cum Mar 18, 2011 5:34 am

Bir insan, başka bir insanın görünümünü almayı neden ister ? Kendi şahsiyeti kendi karakterinin ve buna bağlı olarak dış faktörlerin üstünde üstünlük sağayamıyorsa, kısacası ezik bir karakterse hayata sıfırdan başlamayı, göte takılan pamuk ile reset'i atıp yepyeni bir karakter ile geri dönüş yapmayı ister. Ya da kendi görünümünü bir derecelendirmeye tabi tutupta hayallerinin büyüklüğüne erişemediğini, amaçlarını karşılayacak derecede olmadığını fark ederse görünümünü değiştirmek ister. Peki ya ben ? Neden başkalarının görünümünü alıyorum ? Hayır. Sorulması gereken ilk soru bu değil. Gerçekten görüntümü değiştirmek istiyor muyum...İstemiyorum. Peki istem dışı mı kullanıyorum. O da hayır. Şöyle anlatmakta fayda var...Ben, kolay yoldan para kazanmayı seçmiş bir sahtekarım. Aslında kolay yol diye tanımlamak ne kadar doğru bilemiyorum. Ben bu yolu kestirme olarak görmüyorum. Zekamı kullanarak para kazanmaya çalışıyorum. Belki bir bilimadamı, astranot...ne bileyim doktor falan olabilirdim. Neden senelerce bu sıkıcı işlerle uğraşıp, üstüne devletin yardakçısı olmama gerek var ki ? Bugün kaç bilimadamı kendi amaçları doğrultusunda ilerleyebiliyor ? Devletin zekaları için para ödediği asalaklar değil mi hepsi ? Üstünde yaşadığımız kara parçasında Asalaklar ve Asalakları Paralarıyla Besleyenler yönetiminde olmak üzere oligarşik bir düzen hakim. Denizlerde ise her şey serbest. Korsanlar çağına girmemizin yegane sebebi, insanların o düzenin bir parçası olmak istememesi ! Kendilerini denizin bağımsız yaşamına adamaları ve kendi krallıklarını kurma istekleri...Şu an kendimi bağımsız yaşama adamış biriyim, dolayısıyla korsanım. Ancak, nereye ait olduğumu tam olarak belirleyemiyorum. Denizlerdeki özgür adam mıyım yoksa kara parçasında asalak organizmaları bile emebilen yeni bir mikro organizma mıyım ? Tch, şimdilik beyin fonksiyonları " kaching " sesini duyunca işleve geçen ve gücünüde bu doğrultuda kolaylık sağlamak için kullanan gereksiz insan diye tanımlamakta fayda var.

Az önce tayfa üyelerimin şeklini alırken, Nova'nın bana bakışları düşünmeye itmişti beni. Bu pislikler beni sadece şekil değiştiren, başkalarının kanıyla yaşayan sülük parçası falan sanıyordu hala. Şu an yardımcı kaptan olmama anlam veremediklerinden de emindim. Neyse ki, önümüzde uzun günler vardı ve onlara kendimi kanıtlayacaktım. Güç anlayışının sadece kılıç, yumruk sallamak olmadığını öğreteceğim uzun bir yolculuk vardı önümüzde. Öldürücü bakışlarını atmaya devam ederken, ağzını kaplayan tülün ardından dondurucu sesi yankılandı :
"Yemekte papağan olsa çok iyi olur. Geveze olanların tadının çok iyi olduğuna dair bir duyum almıştım ve onunla işim bittikten sonra, tüylerini de kullanabilirim sanırım. "

Bu adamın taklidini yapmam çok zor oluyordu. Birinin görünümünü aldığımda, hala öz benliğimin mimiklerini yüz ifadesinde taşımakta oluyordum. Yani Nova'nın o öldürücü bakışını ve sukunetini mimiklerime yansıtmak zorundayım onun gibi olabilmek için. Çevremdeki her karakteri incelediğim gibi, onu da iyi analiz etmiştim. Ama başaramıyordum o kadar cani görünmeyi. Konuşurken ki yüz mimiklerini dikkatle inceledikten sonra söze atıldım...

-Ehi, emin ol Jacop 5'imizi doyurmaya yetmez. Geveze eti seviyorsan, beni ye. Ben ondan daha gevezeyim.
- Jacoooopppuu !

Bu sırada, Ragna "
''Hadi millet yemek yiyelim artık ! " diyerek dalış yapmış ve sözümü kesmişti. Anlaşılan, yemek konusunda hem fikirdik. Herkes yemek yemeyi severdi, yemek kelimesini duyunca bir kargaşa yaşanmaya başladı gemide. Peki, yemeği kim yapacak sorusu ? Ah işte o soru. Ölüm sessizliği getirirdi bir anda. Doğal olarak, kim hazırlayacak yemeği diye sormyacaktım. Ayrıca mutfakta bir şarapçı, bir suikastçi ve bir kovboy'un aynı anda yemek önlükleri ile evcilik oynarcasına yemek yapmaya çalıştıklarını düşünemiyordum ! O ölüm sessizliğinin baş göstermemesi ve tartışmanın çıkmaması -bir an önce yemek yememiz- için, çözüm önerim basitti. Her şeye, her derde deva. Kumar !

- Hey Millet. Hiçbirinizin yemek hazırlamak istemediğini biliyorum. Çözümümüz basit. Cebimde bir zar var. Zarda 6 tane sayı var, 5 kişiyiz. Hepimizin tayfaya giriş sırası zardaki numara olacak. Kendi sayısı gelen ziyafetin ayağını çeker ! 6. numara gelirse zar tekrar atılır, zarı atan kişide tarafsız Jacop olacak. Gayet adil görünüyor ha ? Kaptan gemiye aşçı alana kadar idare edicez bir süre.
Resim






Yaş:
20
Deniz: South Blue
Kafa Ödülü: -
Tayfa: Ouroboros
Meslek: Dolandırıcılık
Dövüş Yeteneği: -
Meyve: Mane Mane No Mi
Beli: 6.800
Upgrade: +2 Meyve Statı + 6 görünüm kontenjanı
Tamamlanan Görevler: -
Yetenek: Dönüşüm

Gemi Özellikleri:Standart başlangıç gemisi özellikleri
Resim
Temel Stat Puanları:
Güç: 4
Dayanıklılık: 6
Hız: 10

Toplam Puan: 3
Meyve: 3
Dövüş Yeteneği: 0
Meslek: 2



Dönüşüm Listesi [ Güncel ]
Xerxes ______________ Ragna ______________ Leonard
Resim Resim Resim
Dead Scream ____________ Scott _____________ Vital
ResimResimResim

Ganokichi ___ Tina Flank
ResimResim





We Are Ouro...BROS !
Resim

Resim
Kullanıcı avatarı
Versailles Lupin
Ouroboros Tayfası
Ouroboros Tayfası
 
Mesajlar: 107
Kayıt: Pzr Şub 27, 2011 2:42 am
Konum: Biyaku
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Sonraki

Dön South Blue

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir