Praegressus Tayfası-Güzel Bir Gün

Moderatör: GM-One Piece

Re: Praegressus Tayfası-Güzel Bir Gün

Mesajgönderen GM-One Piece tarih Sal Oca 31, 2012 11:36 pm

Restorandan içeri girmenle birlikte bir garson seni karşılamıştı;

"İyi günler mösyö. Size nasıl yardımcı olabilirim?" adam senin yaşlarında biriydi. Saçlarının dökülmeye başlamış olduğunu görebiliyordun. Kafasındaki açıklığı yana yatırmış olduğu uzun saç telleri ile gizlemeye çalıştığından bunu kompleks haline getirmiş olduğunu anlayabilmiştin. Giyimi kuşamı yerinde olsa da ceketinin altından fark edilen gömleğinin manşetleri hayli yıpranmış ve lekelenmiş gibiydi. Buradan da adamın temizlik ve düzen konusunda pek titiz olmadığını anlayabilmiştin.

İçerde fark ettiğin ilk şey ortada birleştirilmiş 2-3 masada oturan insan topluluğu olmuştu. Kadınlı erkekli bu iyi giyimli insanlar anlaşılan önemli bir şeyi ya kutluyor, ya da bir nevi toplantı yapıyordu. Olduğun yerden neler olduğunu anlaman pek mümkün değil. Genç bir kadın ve genç bir erkek iki kişilik yuvarlak bir masada yemek yemekteydiler. Adamın gözlerinden aşk okunsa da, kadın pek oralı gözükmüyordu. Duruma tam bir tanı koymak için yeterince veriye sahip değilsin. Barda yalnız başına oturan güzel bir bayan fark ediyorsun ayrıca. Çevresinde birçok erkek var ama hiç biri ile ilgilenmiyor. Çevre ile ilgili bu analizlerinden sonra anladığın kadarı ile burası orta sınıfın gelebileceği türden bir yer değil.
Kullanıcı avatarı
GM-One Piece
Game Master
Game Master
 
Mesajlar: 2124
Kayıt: Prş Eki 15, 2009 9:24 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Praegressus Tayfası-Güzel Bir Gün

Mesajgönderen Sange Saralondé tarih Çrş Şub 01, 2012 11:28 pm

25-30 yaş arası, yaşlılıktan korkan, işini kişisel değerlerinin üstüne çıkaran ya da işten bir an önce kurtulmak isteyen biriydi. Aslına bakarsak tam da işime yarar biriydi(Özellikle kendine güveninin düşük olduğunu da katarsak hipnotize etmem çok da zor olmazdı) fakat çok meşguldü. Onu hipnoz edebilmem minimum 2 dakika sürerdi ve adamın bana ayırabilecek bir dört dakikası yoktu. Sarhoş Yengeç doluydu. "Bonjour Monsieur, eğer bana yardımcı olmak istiyorsanız* cidden yardımınız dokunabilir. Şu ortadaki zümre hakkında bilgi almak istiyorum, eğer bana ayırabileceğiniz zamanınız varsa." diyecektim. Ve eğer belki zamanı varsa, onu bir piyon olarak kullanabilirdim. Ve yardımcı olmak istiyorsanız dediğimde onun bir uyaran olmasını sağlayabilmek için, parmağımı şıklatacaktım duyabileceği şekilde, fakat dikkatini çekecek şekilde değil. Psikolog büyüsü. Çağın getirisi, yeni icadı.

Adama bilerek, istediği dilden yaklaşmıştım. Fransızca. Az buçuk Fransızca biliyordum, ve şive konusunda sıkıntım çok da yoktu, yine de kusursuz konuşmayı beklemiyordum. Cevap bekleyip olası avlarıma bir nebze daha yakınlaşabilmek için pusuya yatmıştım...
Resim

Yaş: 27
Deniz: East Blue
Kafa Ödülü:
Tayfa: Praegressus
Meslek: Psikolog
Dövüş Yeteneği:
Meyve:
Beli:
Upgrade: Meslek: +1
Tamamlanan Görevler:
Yetenek:
Gemi Özellikleri:

Temel Stat Puanları:
Güç: 7
Dayanıklılık: 9
Hız: 4
Meslek: 4

Saldırı Listesi

Her şeyimizi kaybettiğimizde, her şeyi yapmaya özgür oluruz.
Kullanıcı avatarı
Sange Saralondé
Praegressus Tayfası
Praegressus Tayfası
 
Mesajlar: 50
Kayıt: Çrş Eyl 14, 2011 3:13 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Praegressus Tayfası-Güzel Bir Gün

Mesajgönderen GM-One Piece tarih Prş Şub 02, 2012 7:34 pm

“Şu an oldukça yoğunum beyefendi. Ama isterseniz içeri girebilir ve bar görevlisi ile konuşabilirsiniz” demişti kibar bir tonda. Ama hali seni başından savmak istermiş gibi gelmişti sana. Geçmen için önündeki engeli kaldırmış ve seni eliyle içeri buyur etmişti. Bu kadar kolay içeri girmenin nedeni, konuşma tarzın, giyimin veya yüzün olabilirdi. Orta masadan birkaç kişi sana bakmıştı. Bir kaç ilgi pırıltısı görmüş olsan da bunlar çabucak sönüp gitmişti.
Kullanıcı avatarı
GM-One Piece
Game Master
Game Master
 
Mesajlar: 2124
Kayıt: Prş Eki 15, 2009 9:24 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Praegressus Tayfası-Güzel Bir Gün

Mesajgönderen Sange Saralondé tarih Pzr Şub 05, 2012 9:19 pm

"Teşekkürler, Monsieur." dedikten sonra başımı öne eğerek adamı selamlayacaktım ve bara doğru ilerleyecektim. Herkes bir şeyler yiyor, konuşuyordu delice. İlgi çekmiyordum, ki bu istediğim bir şeydi. Eğer ilgi çekersem, her şey ters gidebilirdi. Ben ise, çok insanın olasılığını hesaplamaktan nefret ederdim. Toplulukları inceleyebilirdim ama, toplumun her bireyini teker teker inceleme olasılığı da, korkunç bir şeydi. Bu yüzden hata yapmamalıydım işte. Hata, benim işim değildi.

Barın yanına geldiğimde bar görevlisiyle konuşacaktım. Adamı biraz gözlemleyecek, ve ona göre konuşacaktım. "Merhaba, Señor. Garson bey'e bir şeyler sordum fakat zamanı olmadığını söyledi ve beni size yönlendirdi. Acaba, bana ayırabilecek bir dakikanız varsa ortadakiler ile ilgili birkaç soru sormak istiyordum." diyecektim. Ciddiyet çok önemliydi, eğer yeterince ciddi, ilgili sorabilirsem kabul görebilirdim. Yüz ifadesi, mimikler ve karşındaki kontrol edebilme yeteneği çok önemliydi. Ve bunlar, benim uzmanlık alanımdı.
Resim

Yaş: 27
Deniz: East Blue
Kafa Ödülü:
Tayfa: Praegressus
Meslek: Psikolog
Dövüş Yeteneği:
Meyve:
Beli:
Upgrade: Meslek: +1
Tamamlanan Görevler:
Yetenek:
Gemi Özellikleri:

Temel Stat Puanları:
Güç: 7
Dayanıklılık: 9
Hız: 4
Meslek: 4

Saldırı Listesi

Her şeyimizi kaybettiğimizde, her şeyi yapmaya özgür oluruz.
Kullanıcı avatarı
Sange Saralondé
Praegressus Tayfası
Praegressus Tayfası
 
Mesajlar: 50
Kayıt: Çrş Eyl 14, 2011 3:13 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Praegressus Tayfası-Güzel Bir Gün

Mesajgönderen GM-One Piece tarih Pzt Şub 06, 2012 6:43 pm

Barmene doğru giderken, orta masadan biraz daha uzaklaşmış oluyorsun. Sana olan ilgilerini kaybetmiş gibiler. Kendi meselelerine dönüşmüşlerdi. Bir şeyler yiyorlarken bir yandan da de sohbet ediyor olduklarını fark etmiştin. Barmen normal birisine benziyordu, ne diğer adam kadar pasaklı ve vurdumduymaz olduğunu gösteren bir kanıt vardı, ne de işini sevmediğine yönelik bir işaret. Hatta oldukça mutlu olduğu söylenebilirdi. Haddinden fazla mutlu... Neler olduğunu anlaman için çok düşünmene gerek yoktu. Adam arada bir, sattığı içkilerden yudumluyor olmalıydı. Yanaklarındaki ve burnunun ucundaki kızarıklık bunu kanıtlar nitelikteydi.

"Orta masa mı? Ooooo onlar büyük kodamanlar. Her gün öğle civarı gelir ve burada yemeklerini yerler. Tam olarak ne yaptıkları belli değil ama birilerinden adadaki hükümet işlerini yöneten kişiler olduğunu söylediklerini duymuştum" demişti. Bu sırada önüne bir viski koyup içmen için uzatmıştı. Anlaşılan burada bilgi bedava değil gibiydi. Yan taraftaki güzel kadın sana bakmaktaydı. Civarından erkekleri umursamadan sana içini okurmuşçasına bakıyordu. Bir an ne olduğunu anladığı yönünde bir his için kaplamıştı. Kadın kadehini şerefe kaldırdı ve hoş bir gülümseme ile ile içiverdi.
Kullanıcı avatarı
GM-One Piece
Game Master
Game Master
 
Mesajlar: 2124
Kayıt: Prş Eki 15, 2009 9:24 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Praegressus Tayfası-Güzel Bir Gün

Mesajgönderen GM-One Piece tarih Cum Şub 10, 2012 7:41 pm

Ceberut, Tyrone, Yasha; Usta Singu'nun yanından ayrılışınızın ardından şehre geri dönmüş ve bir kuyumcuda yüzükleri bozdurmuştunuz. Elinize toplam olarak 250.000 beli saymıştı kuyumcu. Yüzüklerin geçek değerlerini bilmediğinizden ötürü kazıklanmış olma ihtimaliniz söz konusu.

Limana geldiğinizde saat öğle sularını geçiyordu. Geminiz ilk bırakmış olduğunuz gibi. Burnu limanın bayağı bir içine girmiş durumda ve dümeni kırılmış vaziyette güvertede yatıyor. Çarpmış olduğunuz geminin mürettebatından olduğunu tahmin ettiğiniz iki kişi sizin için geminize göz kulak oluyor. Sange ortalarda yok. Yasha; savaştan sonra kasların biraz ağrıyor, uzun bir yolculuğun ardından zorlu bir savaşa girmek kaslarının katılaşmasına sebep olmuş durumda. Biraz dinlenmeyle geçmeyecek bir şey değil. Ceberut; gemiyi tamir edebileceğini ama bunun için bayağı zaman gerektiğin anlıyorsun. Eğer bu işi tek başına yapacaksan bu süre birkaç haftaya uzayabilir.


Offtopic :
İmzanıza 250.000 Beli ekleyebilirsiniz.
Kullanıcı avatarı
GM-One Piece
Game Master
Game Master
 
Mesajlar: 2124
Kayıt: Prş Eki 15, 2009 9:24 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Praegressus Tayfası-Güzel Bir Gün

Mesajgönderen Tyrone Armagh tarih Cmt Şub 11, 2012 10:58 pm

Dojo'dan ayrıldıktan sonra bir kuyumcuda yüzükleri bozdurmayı becermiş, tamı tamına 250.000 beli kaldırmıştık. Çok ciddi bir para değildi tabii bu, ancak gemi masraflarının bir çoğunu karşılayacağını tahmin ediyordum. Zaten bizim için çalışabilecek, artık bizden biri olan bir marangozumuz vardı. yani işlerin büyük kısmını zaten halletmiştik. Aslında kazıklanmış olabilirdik, ancak mücevherat konusunda ne ilgim ne de bilgim olduğundan pek pazarlık yapamamıştım haliyle. Yine de kaldırdığımız para da -beleşten geldiği düşünülürse- oldukça iyiydi bence. Bunun ardından limana geri dönmüş ve artık bir yarı-yıkıntı olan gemimizle buluşmuştuk yeniden. Oldukça gençti éadrom, bunu düşününce bir miktar üzülmüştüm aslında. Yine de yepyeni gibi gıcır gıcır yapabilecek birini getirmiştik tatlımızın yanına..

Tosladığımız geminin elemanları görüldüğü kadarıyla gemimize sahip çıkmışlardı, bu sebeple yanlarına vardığım gibi en yakındakinin omzunu hafifçe sıvazlayarak konuştum: "Teşekkürler beyler, éadrom'a sahip çıktığınız için minnettarım. Merak etmeyin, tüm hasarları halledeceğiz. Bundan sonrasını biz halledebiliriz." Ufak bir subliminal mesajla ayrılabileceklerini belirtmiştim direk olarak adamların. Bu taktiği Sange'den öğrenmiştim esasında, tayfada bir psikoloğun olması iyi bir şeydi. İki gemiye de yeniden bakarak hafifçe iç çektim, ardından elimi cebime atıp Ceberut'a döndüm: "Ceberut, sana güveniyorum dostum." Bir elimle Ceberut'un elini kaptım ve açarak diğer elimle cebimden çektiğim paranın tümünü Ceberut'un ellerine bıraktım: "İki gemiyi de incele, ne alınması gerekiyorsa hepsini alabilirsin. Malzeme, tahta, hatta limandan birkaç adam bile kiralayabilirsin. Parayı dert etme, bir şekilde para kazanabiliriz." Ardından hafifçe sırıtıp kulağına eğildim ve konuşmamı sürdürdüm: "Pek adaletli değil, yani dinsel olarak falan; ama beni anlayacağını sanıyorum. Bu adamlar zaten zengin, denizin ortasında parçalanmayacak şekilde tamir etsen yeter onların gemisini. Zaten gemiye düzenli olarak bakım yaptırma gücüne sahipler. Asıl özenini éadrom'a göstermeni rica ediyorum." Hafifçe sırtını sıvazlayacaktım onun da, hemen sonrasında hem Yasha'ya, hem de Ceberut'a hitaben konuşacaktım: "Yasha, daha yeni dövüşten çıktın; biraz dinlenmen fena olmaz. Sange piyasada olmadığına göre gemide olsa gerek, onu kontrol edip teslim aldıktan sonra gemiye gidip biraz dinlen. Hala su üzerinde durabiliyor." Hafifçe sırıttıktan sonra devam ettim: "Ben biraz limanda dolaşıp Claud denen herifin bahsettiği olayı araştıracağım. Sange istiyorsa bana katılabilir, bunu ona söylersin."
Resim


Yaş: 23
Deniz: East Blue
Tayfa: Praegressus
Beli: 250.000
Dövüş Yeteneği: Mızrak Kullanımı
Gemi Özellikleri
Saldırı Listesi

Resim

Güç: 6
Dayanıklılık: 5
Hız: 9
Dövüş Yeteneği: 3
Kafa Ödülü:
Upgrade:
Tamamlanan Görevler:
Kullanıcı avatarı
Tyrone Armagh
Praegressus Tayfası
Praegressus Tayfası
 
Mesajlar: 46
Kayıt: Pzr Ara 11, 2011 3:59 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Praegressus Tayfası-Güzel Bir Gün

Mesajgönderen Yasha Harlock tarih Pzr Şub 12, 2012 1:57 am

Hayal kırıklığıyla yapılmış bir yürüyüşten alınabilecek minimum zevki dahi alamamışken geminin yanına varmıştık. Ancak yolda Tyrone'un sözleri gözlerimi açmıştı, korsan olduğumuzu hatırlamıştım. Kılıç ustası olabilirdim, ancak işime geldiği sürece korsan da olabilirdim bunun yanında. İşleri istediğim yönden yürütebilirdim yani, düşüncelerimi dahi değiştirebilir ve iki farklı kişilik gibi kullanabilirdim bunları. Bir tarafım adil, onurlu ve sakin bir düellocuyken öbür tarafım vahşi, heybetli ve kana susamış bir korsan olabilirdi. Suratımda oluşan yarım gülümsemeyle birlikte bu işi sevmeye başladığımı anlamıştım.

Yarım kalmış olan geminin yanına vardığımızda Sange'nin hâlâ ortalıkta olmayışı çarpmıştı gözümüze. Öbür ihtiyarın yanındaydı yani, diğer gemideydi dostum. Tyrone da düşündüğüm gibi bana Sange'yi alıp geri gelme görevini üstlendirmişti. Adımlarımı hızlandırıp suratıma içten bir gülümseme yerleştirdikten sonra dik durdum ve şu en azından yüz yıl öncesinin ağzını konuşan ihtiyarın fırladığı gemiye doğru yürümeye koyuldum. Bu sefer gözlerim yere değil, yukarı bakıyordu; tabi başımla birlikte. Beni ilk karşılayacak olan insan veya humanoide dönerek Sange'yi soracaktım. "Böyle tipsiz, yıpratıcı bakışlı, beyazımsı gri ve orta uzunlukta saçlara sahip, dolu ve uzun uzun konuşan bir dostum vardı da bu gemide..." Bunları söyledikten sonra eğer tanımışsa zaten bana cevabımı verirdi hedefimdeki kişi, hatta tanımamışsa da verirdi.
боевой

Resim


a.k.a. Natsuin Umi
a.k.a. El Mariachi


Spoiler: show
Yaş: 35
Deniz: East Blue
Kafa Ödülü:
Tayfa: Praegressus
Meslek: Kimyagerlik
Dövüş Yeteneği: Dadao
Meyve:
Beli: Çulsuz
Upgrade: -
Tamamlanan Görevler: -
Yetenek: -
Gemi Özellikleri: Èadrom

Temel Stat Puanları:
Güç: 8
Dayanıklılık: 6
Hız: 6

Toplam Puan: 4
Meyve:
Dövüş Yeteneği: 3
Meslek: 1

Upgrade:
Dövüş Yeteneği'ne (Dadao) +1

Saldırı Listesi: Nasdrovia!
Kullanıcı avatarı
Yasha Harlock
Praegressus Tayfası
Praegressus Tayfası
 
Mesajlar: 54
Kayıt: Çrş Eyl 14, 2011 3:49 pm
Konum: Eskişehir
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Praegressus Tayfası-Güzel Bir Gün

Mesajgönderen Ceberut Magnus tarih Pzr Şub 12, 2012 3:20 am

İki yüz elli bin beli. Günlük hayatta ellerinde iki yüz elli bin beli taşıyordu bazı zibidiler. Belki daha fazla, turist fiyatı iki yüz elli bin beli. Muhtemelen daha fazla çünkü karşıdaki kuyumcu muhtemelen onları ayakta yemişti, genel deyişle kazıklamıştı. Fakat bunun olacağı belliydi, mücevherat ve şehir hakkında hiçbir bilgisi olmayan birkaç adamı kim görse kazıklamak isterdi. İşte temel mesele buydu. Bilgisizi görünce sömürme isteği. Aslında kilisenin ve din adamlarının üzerine eğilmesi gereken asıl nokta buydu. Fakat gel gör ki hiçbirinin umrunda değildi bu durum. Kiliseye yardım yapıldığı sürece her şey meşruydu, rahiplere vara verdiği sürece herkes suçsuzdu. Bu durumda bir kez daha gerisinde bıraktığı insanlardan ve karşısında duran insandan iğrenmişti. Tyrone'u takibe devam etti.

Öğlene geliyordu vakit, hava ısınmaya başlamıştı. Gemi, limana girmiş bir şekilde kuzu kuzu yatıyordu. Epey hasarlıydı. Umut kesilecek kadar kötü değildi ancak epey zaman alacaktı anlaşılan bu yapım işi. Tek başına yapması çok zorlardı. En az iki hafta, o da tam güç çalışırsa. Tyrone'un söze başlaması üzerine Ceberut da Tyrone'a döndü. Ona güveniyordu Tyrone, ve daha tanışalı birkaç saat olmuş olmasına karşın dosttular. Ardından Tyrone onun ellerini tuttu ve tüm parayı, iki yüz elli bin beliyi, eline bıraktı. Korkarak iç ceplerime soktum parayı. Ne gerekiyorsa yap, parayı dert etme. Verilen direktif buydu. Ve iş sırasında Ceberut, itaatkar bir işçiye dönüşebilirdi. Otorite, dikta, hiçbiri umrunda değildi. Yalnız ağaçlarıyla olmak istiyordu. Tıpkı halefi olmak istediği adamın yaptığı gibi...

Tyrone kulağına eğildi, gizli bir şey söyleyecekti anlaşılan. Zenginleri umursama, éadrom'a, bunun kendi gemileri olduğunu zannediyordu, odaklan. Haklıydı. İnsanlar ekmek bulamazken böyle şaşalı gemilerle dolaşmak... Hadi bu bir nebze anlaşılabilirdi fakat fakirlikleri her hallerinden anlaşılan gençlerden para yahut tamir istemek de çok ayıp bir davranıştı. Ve tüm kalbiyle inanıyordu ki Ceberut, Yaratıcı bunu yasaklamazdı. Tyrone geri çekilmeden o da fısıldadı:

"Seni bilmem, ancak benim inandığım Yaratıcı insanlara mal mülk biriktirmemelerini, mümkün olduğu kadar paylaşmaları gerektiğini söylüyor. Ve birbirinin malları üzerinde hakları olduğunu da. Anlaşılan bir miktar paramız kalmış onlar da, öyleyse biz de alacağımızı tahsis ederiz!"

Öyle bir ciddiyetle çıkmıştı ki bu sözler ağzından... Aslında o an için gerçekten kendisini kaybetmiş sayılabilirdi. İçindeki gizli nefret ve öfke açığa çıkmıştı. Açlıktan ölen insanların intikamını almak istiyordu. Belki, ufak da olsa bir ihtimal bu insanlar terbiyeli zengin olabilirlerdi? Yani paylaşan. Fakat helal yollardan para kazanan bir insanın sergileyeceği bir davranış değildi bu, öyleyse Ceberut gerekeni yapardı.

"Hey, gitmeden ufak bir açıklama yapayım. Toplamda bir ayı bulabilir. Yani iki gemi birden. Bana kalsa yalnız başıma iki üç haftada da bitiririm ama, ne olacağını bilmiyorum. Ha eğer adada bir manastır, kilise vesaire bir yapı varsa destek bulabilirim. Bu da yardımcılara para vermemizi engeller. Ya siz araştırın, sonra bir şekilde beni haberdar edin, ya da ben biraz daha geç başlamak pahasına böyle bir yer arayayım? Siz ne derseniz uyarım, çünkü her halükarda ilk adım olarak hasar tespiti yapmam gerekli. Ne kadar malzeme alacağımı bilmeliyim. Ayrıca eşyalarımı gemide herhangi bir odaya bırakacağım şimdilik, umarım anlayışla karşılarsınız."

Karşısındakilerin vereceği cevabı dinleyecek ve ardından önce éadrom'a gidip çantalarını ve gereksiz yüklerini bırakcak ve bu esnada éadrom'un hasar tespitini yapacaktı. Ardındansa diğer gemiye gidecekti. Sonrası Tyrone'a bağlıydı.
Resim
Yaş: 23
Deniz: East Blue
Kafa Ödülü: -
Tayfa: Praegressus Tayfası
Meslek: Marangoz
Beli: 250.000 Beli
Upgrade: -
Tamamlanan Görevler: -
Yetenek: -
Gemi Özellikleri: -

Temel Stat Puanları:
Güç: 10
Dayanıklılık: 7
Hız: 3

Toplam Puan: 3

Meyve: 0
Dövüş Yeteneği: 0
Meslek: 3

Saldırı Listesi


Varimathras.
Shishi Musashi.
Kullanıcı avatarı
Ceberut Magnus
Praegressus Tayfası
Praegressus Tayfası
 
Mesajlar: 26
Kayıt: Pzr Ara 25, 2011 1:23 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Praegressus Tayfası-Güzel Bir Gün

Mesajgönderen Sange Saralondé tarih Pzr Şub 12, 2012 3:29 am

Adadaki hükümet işlerini yöneten, göz önündeki zümre. Çoğu hatalı. Çoğu risksiz, çoğu düşünme yetisine sahip olduğunu düşünse bile koltuğu elden gittiğinde bir kedi misali miyavlayacak bir çuval gereksiz insan müsveddesi. Bu tür zümrelerden tam anlamıyla nefret ederdim. İnsanları yöneten başka biri bulunmasından, birilerinin adına, ya da birinin adına karar vermekle yükümlü bu şerefsiz bok çuvallarından, tam anlamıyla nefret ediyordum. Söz konusu olan bir topluluk, hatta bir halk değil, bir kişi bile olsa ondan olabildiğince nefret ederdim. Din adamlarından nefret ederdim, avukatlardan nefret ederdim. Çünkü bunlar, insanları tamamen boş yere sömürür, boş yere zor duruma düşürür, savaş çıkarır ve daha da ilginci ölmeyen tek kişi olarak kalır, ölenlerin arkasından sahte sahte ağlarlardı. Sistemin iğrenç, rezalet paslanmış çarkları arasında yer edinmeye çalışan şerefsizlerdi sadece. Ve ben şerefi, şerefsizliğine oranla daha düşük olan kimseye acıyacak değildim. Eğer yapabilirsem, bütün banka hesaplarını çeker, bütün kazancını bir anda kaybetmesini sağlardım bu aptalların. Evet, sağlardım.

Ve aniden, beni gören hatunu, hatta beğendi diyebileceğim türde bakan bir hatunla karşılaşmıştım. Herhangi bir içki içecek param yoktu, ama dikkatini çektiğim bir hatun vardı. Param yoksa bunun ilgisini çekemezdim. Zerre param yoktu, viskiyi karşılayamazdım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Belki de, onları soyma girişimimden haberdardı. Zihnimi okumuş, içimden geçenleri anlamıştı. Olabilir miydi? Düşünceleri anlayabilen biri olabilir miydi? Olasılıklar dahilinde tutmaktan kaçınsam bile, sonuçta beni gören, hatta bana bakmaktan zevk alıp benim şerefime kadeh kaldıran bir bayandı. Neden? Çok mu yakışıklıydım? Evet, ama yine de her kadın yakışıklı olana bakmazdı. Bu kadın... Çok vahşi bir kadın gibi gözüküyordu. Saçları tane tane önüne akarken, dövmeler işlenmiş vücudu onu mükemmel güzel gösteriyordu. Vücudunun her kıvrımı, her boşluğu, her*... Cidden güzeldi. Vücut hatları kusursuzdu. Kesinlikle çok vahşi, çok seksi, muhteşemdi. Ve evet, sanırım ilgisini çekmiştim. Ben de onu selamlamalıydım. En azından, öbürlerinin dikkatini çekmeden, bir şekilde hatunun hislerine karşılık vermeliydim. Flört etmeliydim, belki de uzaktan baştan çıkartabilirdim. Şimdilik sadece duygularımın karşılıklı olduğunu belli edecek türden bir şey yapacaktım. Belki de küçük bir flört sayılabilirdi bu. Kaşlarımı kaldırıp, yüzümü belli edebilecek şekilde başımı eğip hatuna bir selam verecektim. Ve fısıldayarak, hatuna garip bir flört havası estirecek o çok yapmak istediğim şeyi yapacaktım. Belki biraz fazla hızlı gitmek olacaktı. Belki de çok hızlı gitmek olacaktı, ama bu hatunun hızdan hoşlanmadığını hiç sanmıyorum. Kötü gözükmemeye çalışarak "Muhteşemsin" diye fısıldayacaktım. Dudaklarımı okumasına izin verecektim. Kendimi açacaktım. Aslında beni kimse duymayacaktı. Kimse görmeyecekti, onun haricinde. Kelime tercihim, dudak hareketine daha uygun ve daha çabuk seçilen bir sözcüktü. Muhteşem.


*Yazar burada ingilizceyi de kullanarak kelime oyunu yapıyor. Zeki midir nedir bu yazar? Neyse, GM'le irtibata geçmemin ardından GM bana böyle bir fotoğraf attı. O uğraşmasın diye ben koydum.
http://s14.postimage.org/tyhvuveen/865759.jpg
Resim

Yaş: 27
Deniz: East Blue
Kafa Ödülü:
Tayfa: Praegressus
Meslek: Psikolog
Dövüş Yeteneği:
Meyve:
Beli:
Upgrade: Meslek: +1
Tamamlanan Görevler:
Yetenek:
Gemi Özellikleri:

Temel Stat Puanları:
Güç: 7
Dayanıklılık: 9
Hız: 4
Meslek: 4

Saldırı Listesi

Her şeyimizi kaybettiğimizde, her şeyi yapmaya özgür oluruz.
Kullanıcı avatarı
Sange Saralondé
Praegressus Tayfası
Praegressus Tayfası
 
Mesajlar: 50
Kayıt: Çrş Eyl 14, 2011 3:13 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

ÖncekiSonraki

Dön East Blue

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Google Adsense [Bot], Jazz ve 1 misafir