gönderen Tyrone Armagh tarih Cmt Şub 11, 2012 10:58 pm
Dojo'dan ayrıldıktan sonra bir kuyumcuda yüzükleri bozdurmayı becermiş, tamı tamına 250.000 beli kaldırmıştık. Çok ciddi bir para değildi tabii bu, ancak gemi masraflarının bir çoğunu karşılayacağını tahmin ediyordum. Zaten bizim için çalışabilecek, artık bizden biri olan bir marangozumuz vardı. yani işlerin büyük kısmını zaten halletmiştik. Aslında kazıklanmış olabilirdik, ancak mücevherat konusunda ne ilgim ne de bilgim olduğundan pek pazarlık yapamamıştım haliyle. Yine de kaldırdığımız para da -beleşten geldiği düşünülürse- oldukça iyiydi bence. Bunun ardından limana geri dönmüş ve artık bir yarı-yıkıntı olan gemimizle buluşmuştuk yeniden. Oldukça gençti éadrom, bunu düşününce bir miktar üzülmüştüm aslında. Yine de yepyeni gibi gıcır gıcır yapabilecek birini getirmiştik tatlımızın yanına..
Tosladığımız geminin elemanları görüldüğü kadarıyla gemimize sahip çıkmışlardı, bu sebeple yanlarına vardığım gibi en yakındakinin omzunu hafifçe sıvazlayarak konuştum: "Teşekkürler beyler, éadrom'a sahip çıktığınız için minnettarım. Merak etmeyin, tüm hasarları halledeceğiz. Bundan sonrasını biz halledebiliriz." Ufak bir subliminal mesajla ayrılabileceklerini belirtmiştim direk olarak adamların. Bu taktiği Sange'den öğrenmiştim esasında, tayfada bir psikoloğun olması iyi bir şeydi. İki gemiye de yeniden bakarak hafifçe iç çektim, ardından elimi cebime atıp Ceberut'a döndüm: "Ceberut, sana güveniyorum dostum." Bir elimle Ceberut'un elini kaptım ve açarak diğer elimle cebimden çektiğim paranın tümünü Ceberut'un ellerine bıraktım: "İki gemiyi de incele, ne alınması gerekiyorsa hepsini alabilirsin. Malzeme, tahta, hatta limandan birkaç adam bile kiralayabilirsin. Parayı dert etme, bir şekilde para kazanabiliriz." Ardından hafifçe sırıtıp kulağına eğildim ve konuşmamı sürdürdüm: "Pek adaletli değil, yani dinsel olarak falan; ama beni anlayacağını sanıyorum. Bu adamlar zaten zengin, denizin ortasında parçalanmayacak şekilde tamir etsen yeter onların gemisini. Zaten gemiye düzenli olarak bakım yaptırma gücüne sahipler. Asıl özenini éadrom'a göstermeni rica ediyorum." Hafifçe sırtını sıvazlayacaktım onun da, hemen sonrasında hem Yasha'ya, hem de Ceberut'a hitaben konuşacaktım: "Yasha, daha yeni dövüşten çıktın; biraz dinlenmen fena olmaz. Sange piyasada olmadığına göre gemide olsa gerek, onu kontrol edip teslim aldıktan sonra gemiye gidip biraz dinlen. Hala su üzerinde durabiliyor." Hafifçe sırıttıktan sonra devam ettim: "Ben biraz limanda dolaşıp Claud denen herifin bahsettiği olayı araştıracağım. Sange istiyorsa bana katılabilir, bunu ona söylersin."
