Kayıp Ruhlar

Yaşayan insanların bulunduğu, Hollowlar(Arrancar) ve Shinigamilerin güç kazanmak için dolaştıkları yer.

Re: Kayıp Ruhlar

Mesajgönderen Lyserg Lyakhov tarih Cmt Şub 18, 2012 9:41 pm

Önümüzdeki ordudan şu anki halimizle kurtulamayacağımız gayet netti. Buradan kurtulmak için mucizeden fazlası lazımdı ki bu mucize benden gelmezdi. Bu durumdan umudumu kesmesem de birinin bu işi yapması lazımdı. Yoksa karşımızdaki şeyler teker teker öldürmekle yok olacak gibi değillerdi. Öyle ki hızlı olabilmek için artık attığım oku bile takip etmiyor, hatta nişan almadan yayı gerip, elimi serbest bırakıyordum. Çünkü ok elbet birine isabet ediyordu. Ancak bu iyi bir şey miydi, yoksa kötü mü bilinmezdi. Benim gibi ihtiyar bir amca için bir oku germek çok fazla güç istiyordu ve gözlerim, hedefimi görmemi zorlaştırıyordu. Neyse ki bir kaç tanesini mıhlamıştım.

Düşmanlarımız dört bir yandan geldiği için her an arkamdan birisi omzuma sarılabilirdi. Bu nedenle bende kendimi yavaştan en fazla sesin geldiği yöne doğru hareketlendirdim. Bu yön tabii ki de düşmanı üçerli beşerli kesen grup liderinin yanıydı. Öyle ki onun yanında daha fazla güvendeydim. Tabi kabaran egosu sayesinde beni ölüme terk etmez ise. Doğrusunu söylemek gerekirse o adamda da bir pislik vardı ve bu beni rahatsız ediyordu. Ancak şuan bunu kanıtlayamazdım.

Attığım her adım, okumdaki enerjiyi azaltıyordu. Bunun nedenini gözlerimle arayarak bulamayacağımı biliyordum ancak, şu yeteneğim olan garip hisler beni şu lidere götürüyordu. Okumdaki azalma acaba onun marifeti miydi? Bunu sormaya çekinsem de , ona soracak başka sorum vardı. " Hey, patron-san. Bir mucize gerçekleştirecek misin? Bunların sonu yok gibi, ha? "
Resim

- Yaş: 50
- Silver Tube: 0
- Seele Schneider: 0
- Hollow Yemi: 1
- Para:1000 ¥
- Upgrade: -

Temel Stat Puanları :
- Güç: 10
- Dayanıklılık: 5
- Hız: 5

Bleach Tipi Stat Puanları :
- Güç: 3
- Hız: 0
- Menzil: 1
- Ginto: 2

Saldırı ve Ginto Listesi :

Çalıştığı x'ler;
Kullanıcı avatarı
Lyserg Lyakhov
Quincy
Quincy
 
Mesajlar: 38
Kayıt: Çrş Eki 12, 2011 10:54 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Kayıp Ruhlar

Mesajgönderen GM-Bleach tarih Pzr Şub 19, 2012 12:13 am

Artık tolerans kullanmaycağımı bilin. Üç gün pasfilik kuralını işleme sokuyorum. Yarın bu saatlere kadar rp sini bırakmamış olanlar birinci pasiflik haklarını kullanmış olacaklar. Karma görev olduğu için de yaptırımlar çok ağır olacaktır haberiniz olsun
Kullanıcı avatarı
GM-Bleach
Game Master
Game Master
 
Mesajlar: 1633
Kayıt: Prş Eki 15, 2009 9:14 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Kayıp Ruhlar

Mesajgönderen Dragneel Adolpho tarih Pzr Şub 19, 2012 2:08 am

Attığı kahkahalarla birlikte gücünün kaynağı olan adamın yanına gitmişti gitmesine fakat, daha yaratıklar kendisine yaklaşamadan yok oluyordu. Bu durum, onu gerçekten sinirlendirmişti. Kahkahaları gittikçe azaldı ve sonunda yüzünde gülümsemeden hiçbir eser bırakmayarak yok oldu. Buraya, daha çok yaratık avlamak için gelmiş olmasına karşın, hiçbir şey yapamadan duruyordu. Marquiss’in gücünün yanında kendi gücü, böcek ısırığı gibi kalıyordu bu durumda. Böyle bir durumdan nasıl mutlu olur ve gülebilirdi. Kendisinin de bir şeyler yapması gerekiyordu fakat nasıl? Aslında şu an dinlenmesi ve gücünü muhafaza etmesi, en akıllıca şey olabilirdi çünkü zaten Marquiss, ona fırsat vermeden tüm yaratıkları temizliyordu.

Üstlerine gelen yaratıklardan oluşan selin arasında kalmış gibiydiler. Ciddi yaralar almıyorlardı fakat savaşın bu kadar uzun sürmesi, bedenlerini bitap düşürmeye yetmişti bile. Ciğerlerine çektiği havayı, zamanla, daha hızlı alıp vermeye başlamıştı bile. Plânına göre, Marquiss’in yanında duracaktı ve onun öldürmediği –olacağını pek sanmıyordu- yaratıkları öldürmeye çalışacaktı. Bu savaşın daha ne kadar süreceğini bilmiyordu fakat bu sayede, az da olsa enerjisini sabit tutmaya çalışacaktı. Bir süre etrafta dolandıktan sonra kabarık saçlı adamın geriye döndüğünü ve onu gören Marquiss’in de duraksadığını gördü. Kabarık saçlı adamın gözlerinin baktığı yönü takip ettikten sonra Kenshin’in etrafının sarılı olduğunu fark etti. İçinde garip bir duygu oluşmuştu. Yardım etmek mi? Sanmıyordu. Yine de adımlarını o tarafa doğru yönlendirmişti. Sanırım içinden geçen duyguyu anlatacak doğru kelimeleri bulmuştu. Tüm eğlenceyi kendi ırkından gelenlere bırakamazdı. Kenshin’in kendi elleri ile son nefesini vermesini istiyordu. Bu yüzden diğer yaratıklardan kurtulmalıydı. Kenshin’e arkasını kollamayacağını söylese de bunu, onun için yapmıyordu. Sadece daha fazla eğlenmek için gerçekleştirdiği bir olaydı.
Resim

Ready to set the World on fire...


Yaş: 36|52

Adjuchas Görünümü

Upgrade: -

Temel Stat Puanları:
Güç: 10
Dayanıklılık: 7
Hız: 10

Bleach Tipi Stat Puanları:
Kenjutsu: 9
Reiatsu: 9

Upgradeleri ve yaptığı Antremanlar
Kenjutsu: 1|10
Cero: 1|10
Bala: 0|3
Sonido: 1|5
Hierro: 2|7
Regeneration: 1|10
Garganta: 1|1
Pesquisa: 0|3
Gonzui: 0|3

Çalıştığı x'ler;

-Konuşma
-İç ses


Dragneel
Mamaru Shoji
Kullanıcı avatarı
Dragneel Adolpho
Arrancar
Arrancar
 
Mesajlar: 95
Kayıt: Çrş Tem 06, 2011 10:12 pm
Konum: Dünya
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Kayıp Ruhlar

Mesajgönderen GM-Bleach tarih Pzr Şub 19, 2012 11:46 pm

"Ne yaptığını zannediyor bu salak!" demişti Ren, Kenshin'in guruptan ayrı düştüğünü gördüğü zaman. Ama yapabileceği bir şey olmadığı ortadaydı. Büyük bir hollow akını ile başa çıkmaya çalışıyordu. Öfkeyle önüne çıkan ne varsa kesip biçiyordu. O öfkelendikçe kılıcı daha vahşice davranıyor dişleri ile yakaladığı yaratıkları saniyesinde ikiye bölüyordu. "Marquiss bir şey yap. Bunlar senin hollowların, onları yeniden kontrolüne alamaz mısın?" demişti soluklanmaya vakit bulduğu bir sıra.

"Zihinleri bana kapanmış, gücüm bir şekilde etkisiz kalıyor bu mahlûklar için." demişti Marquiss öfkeyle. Anlaşılan bu durum onu oldukça sinirlendirmişti. "Ama sanırım başka bir şey yapabilirim." demişti. "Dragneel koru beni” demiş ve savaşmayı kesmişti. Kılcını Yaratık selinin ortasındaki Kenshin'e doğrultmuştu. Kılıçtan fışkıran karanlık seli shinigamiyi sarmıştı.

Lyserg; sana saldırmakta olan yaratık miktarı azalmış durumda. Ancak diğerlerinde farklı bir varlığın sana yaklaşmakta olduğunu hissediyorsun. Dövüştüğünüz bu şeylerden daha güçlü bir şey. Kocaman, simsiyah bir bedeni ve bembeyaz bir yüzü var. Ayağı altındaki hollowlar ezilip kalıyor. Bu bir Menos Grande... Sana dönerek ağzında kırmızı bir enerji küresi oluşturmaya başladığını fark etmiştin.

Mendax; Marquiss'in kılıcından çıkan karanlığın Kenshin'i yuttuğunu görüyorsun. Ayrıca Lyserg'e saldırmakta olan devasa Menos Grande'yi de fark ediyorsun. Üzerine gelmekte olan bir kaç yaratık var. Hemen arkalarından ise gene büyük bir sürü geliyor. Göğsün parçalanacakmış gibi geliyor sana. Bu kadar efor seni epey zorlamış durumda.

"Dragneel; Marquiss'in saldırmayı kesmesi ile birlikte üzerinize oldukça fazla sayıda yaratık çullanıyor. Hedefleri soluk yüzlü adam… Seni göremediklerini anlıyorsun. Size yakın olan 4 yaratık var, ağızlarından köpükler saça saça Marquise doğru hücuma geçmiş durumdalar.

Not: Kenshin birinci pasiflik hakkını kullanmıştır. Bir sonraki tur yazmasına gerek yoktur. Ama ondan sonraki tur gene savaşa dahil olacaktır.
Kullanıcı avatarı
GM-Bleach
Game Master
Game Master
 
Mesajlar: 1633
Kayıt: Prş Eki 15, 2009 9:14 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Kayıp Ruhlar

Mesajgönderen Dragneel Adolpho tarih Sal Şub 21, 2012 11:09 pm

Adımlarını, kabarık saçlı adamın Kenshin hakkındaki sitemini dile getirmesi ile durdurmuştu. Yardım etmek de içinden gelmiyordu zaten. Sadece, eğlencenin bir kısmına dahil olmak istiyordu. Kabarık saçlı adam, söyledikleri sözünden sonra harekete geçmemişti. Bunun nedeninin hâlihazırda sürdürmekte olduğu büyük bir grupla olan savaşının olduğunu anlayabilmişti. Marquiss’te sitemde bulunup, onları kontrolü alıp alamayacağını sormuştu şimdi de. Marquiss’in verdiği cevap ise, gerçekten kafa karıştırıcı olmuştu. Ne diye gücü etkisiz kalıyordu ki? Böyle güçlü birinin bile gücü yetersiz kalıyor ise, -hele de bunlardan epeyce fazla varsa- bunlarla nasıl başa çıkıp, yollarına devam edebileceklerdi? Kendisine, onu koruma görevini verdikten sonra karanlığı ile yaratıkları yok etmeyi bırakıp, yüzünü ve kılıcını Kenshin’e doğrultmuştu. Kılıcından çıkmış olan karanlık, ona hiç de yabancı gelmemişti. Daha önce bu karanlığın etkisine birkaç kez maruz kalmıştı çünkü. Bir tür ışınlayıcı görevi gördüğünü biliyordu. Acaba nereye gönderecekti Kenshin’i?

“Umarım bir daha buraya gelemeyeceği bir yere gider” diye geçirdi içinden.

Marquiss, yaratıkları yok eden gücünü devam ettirmeyi bıraktıktan sonra, onlara doğru birçok yaratık gelmeye başlamıştı. Asıl eğlence şimdi mi başlıyordu galiba. Saldırı menzilinin içinde olan yaratık sayısı, sayabildiği kadarıyla dörttü. Yakın dövüşe girmesi hâlinde, en azından birini kaçırması olasıydı. Bu yüzden uzaktan ve etkili bir saldırı yapmaya karar verdi. Ağzında oluşturmaya başladığı ışık kümesini yollayacaktı. Yaratıkların, Cero’sunu yolladığında Cero’nun Marquiss’e zarar vermeyecek ve yaratıklar üzerinde etkili olacak bir çizgiye gelmesini bekleyecekti ve doğru an geldiğinde, işlerini bitirmek için hamlesini yapacaktı.

“Ölümünüze adım adım…”
Resim

Ready to set the World on fire...


Yaş: 36|52

Adjuchas Görünümü

Upgrade: -

Temel Stat Puanları:
Güç: 10
Dayanıklılık: 7
Hız: 10

Bleach Tipi Stat Puanları:
Kenjutsu: 9
Reiatsu: 9

Upgradeleri ve yaptığı Antremanlar
Kenjutsu: 1|10
Cero: 1|10
Bala: 0|3
Sonido: 1|5
Hierro: 2|7
Regeneration: 1|10
Garganta: 1|1
Pesquisa: 0|3
Gonzui: 0|3

Çalıştığı x'ler;

-Konuşma
-İç ses


Dragneel
Mamaru Shoji
Kullanıcı avatarı
Dragneel Adolpho
Arrancar
Arrancar
 
Mesajlar: 95
Kayıt: Çrş Tem 06, 2011 10:12 pm
Konum: Dünya
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Kayıp Ruhlar

Mesajgönderen Owanuel Mendax tarih Çrş Şub 22, 2012 6:07 pm

"Ne yaptığını zannediyor bu salak!" diye bağırmıştı teğmen ren. Haklıydı da gerizekalılık başa belaydı işte. Öfkeyle savurduğu kılıcı, her savruluşta vahşileşerek aç bir hayvan gibi hollowları ısırarak parçalıyordu. Bu sırada Ren "Marquiss bir şey yap. Bunlar senin hollowların, onları yeniden kontrolüne alamaz mısın?" bağırmıştı soluklanmak için ara bulduğu ufacık bir saniyede. [color=#4040FF]"Zihinleri bana kapanmış, gücüm bir şekilde etkisiz kalıyor bu mahlûklar için."[/color] Demişti Mayki çakması hollow, sinirli bir şekilde. İlk defa onu sinirli olarak görmesi de ayrı bir olaydı tabi. Hollow akını devam edip, kılıçlar ve oklar savrulmaya devam ederken "Ama sanırım başka bir şey yapabilirim." "Dragneel koru beni” demişti. Bir anda etrafa savurduğu o karanlık şeyler durup savaşmasyı keserken. Parçalamam hollowlarda yok olmuş ve sayıları artmış gibi daha da akın akın gelmeye başlamışlardı. Bu sırada elindeki simsiyah kılıcı hollowların arasında gözükmeyen kenshinin olduğu yöne doğrulturken kılıcından çıkan karanlıkla onu sarparalamış ve buraya doğru çekmeye başlamıştı. Hafiften terlemeye başlarken gözleri de sürekli etrafı izliyordu mendax’ın. Üstüne doğru gelmekte olan birkaç yaratığı daha parçalara ayırırken gökyüzünde gördüğü devasa şeyle birlikte gözleri büyümüştü. Bir gökdelen büyüklüğünde, geceyle bir olmuş ve devasa bir maskesi olan bir hollow Yüzünü ağzında biriktirdiği kırmızı topla beraber moruğa çevirmişti. Mendax olabildiğince ‘’M… Menoss Grandee!’’ diye bağırmıştı Ren ve marquise doğru. Her ne kadar kafasız olsalarda yıkıcı güçlerinin ne kadar fazla olduğunu öğretmişlerdi onlara. Mendax bir tanrı olsa bile, ayrıca elindeki zanpaktouyu ne kadar sıkı tutsa bile hafiften tırsmıştı bu dev yaratıktan. Ayrıca göğsünde yayılmaya başlamış ağrıda bir başka olaydı. İçinden Cerese bir küfür savurmuştu, onun bu lanet olası hediyesi onun gibi bir tanrıyı zor duruma düşürüyordu. Dilerini sıakrak acısını bastırmaya çalışarak üzerine gelmekte olan birkaç yaratığı fark etmişti. Menos grande trafından gebertilmek üzere olan moruk veya göğsündeki acı umurunda olamazdı şuan. Her şeyden çok önemsediği kusursuz vücudu, kusursuz güzelliği ve hayatta kalmasıydı. Bir tanrı bile ölüm korkusuyla neler yapa bilirdi bilinmez ama her ne kadar böyle bir şey olsa da eğer ilacını göğsüne sürecek bir zaman bulamazsa geberip gidecekti. Acısını olabildiğince bastırmaya çalışıp hayatta kalma iç güdüsüyle yaratıklara karşı kendini savunduktan sonra yaklayacağı en ufak bir boşlukta merhemini göğsüne sürecekti…
Resim

O bir tanrı yalanın, hilenin ve her türlü sahtekarlığın tanrısı Owanuelll Mendaxx!

Resim


Resim


Yaş : 17-20( Öldüğü yaş ve ruh yaşı yan yana yazılmalıdır. )
Takım :Takım 5
Takım Rütbesi :Takım üyesi
Zanpaktou : ( Yaratım başlığındaki tanıtım yeterlidir.Alınan upgradeler bu bölüme koyulacaktır. )
Temel Stat Puanları :
Güç:7
Dayanıklılık:6
Hız:10
Bleach Tipi Stat Puanları :
Kenjutsu:6
Kidou:5
Reiatsu:10
Saldırı Listesi :
Eşyalar: Göğsü için ilaç
Kullanıcı avatarı
Owanuel Mendax
5th. Division
5th. Division
 
Mesajlar: 96
Kayıt: Cmt Tem 30, 2011 6:15 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Kayıp Ruhlar

Mesajgönderen Lyserg Lyakhov tarih Çrş Şub 22, 2012 8:11 pm

Attığım oklar beni şuan için koruyordu. En azından bana doğru hücum eden hollow sayısı bir hayli azalmıştı. Ancak bu işin görünen tarafıydı. Hiç bir şey yapmadan dikilen yüzlercesi daha vardı ve elbet hepsi de atağa geçecekti. Bunun aksini düşünmüyordum. İşte bu nedenle, grubun en güçlüsü olanların yanlarında durmam benim açımdan çok daha iyiydi.

Bu koca karanlıkta, gökyüzündeki beyazlığı fark etmemle oklarımı atmaya ara verdim. Bakışlarımı o beyaz şeye odaklayınca ise onun bir yüz olduğunu, karanlığın içinden zar zor gözüken vücudunu görmüştüm. Korku içinde etrafıma bakarken beyaz saçlı gencinde bunu gördüğünü anladım. Karşımızdaki şeyin ne olduğunu bilmiyordum. Korku ve hayran dolu gözlerle ona bakmakla yetiniyordum. Ta ki ağzında biriktirmeye başladığı devasa ışığı görene kadar. Bu, deminki yoldaşımın oluşturduğunun ötesinde bir şeydi. O şey ile buradaki herkesi haklayabilirdi. Öyle ki ağzında yarattığı şey etrafı baya bir aydınlatıyordu. Bu ışık, elbet birinin dikkatini çekecekti.

Karşımdaki hollowun ağzındaki şeyi büyütmesi ile bir elim ile onu işaret edip, takımın liderine doğru koşturmaya başlamıştım. " Heeey! Dev, bir düşman! İşte, orada! " diye bağırmaya başlamıştım. İçlerinden biri yardıma gelene kadar ise bu bağırmayı durdurmayı hiç mi hiç düşünmüyordum. Söz konusu olan şey, hepimizin canıydı.
Resim

- Yaş: 50
- Silver Tube: 0
- Seele Schneider: 0
- Hollow Yemi: 1
- Para:1000 ¥
- Upgrade: -

Temel Stat Puanları :
- Güç: 10
- Dayanıklılık: 5
- Hız: 5

Bleach Tipi Stat Puanları :
- Güç: 3
- Hız: 0
- Menzil: 1
- Ginto: 2

Saldırı ve Ginto Listesi :

Çalıştığı x'ler;
Kullanıcı avatarı
Lyserg Lyakhov
Quincy
Quincy
 
Mesajlar: 38
Kayıt: Çrş Eki 12, 2011 10:54 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Kayıp Ruhlar

Mesajgönderen GM-Bleach tarih Çrş Şub 22, 2012 10:33 pm

"Bu Menos Grande de senin mi?" diye sordu Teğmen Ren, Marquiss' hitaben.

"Ehmmm, koleksiyonumda eksik olmamasını istemiştim. Bu ve geri kalan diğerleri benimkiler olmalı." diye karşılık verdi Marquiss muzipçe sırıtarak. Bu esnada yüzünden terler boşalıyordu. Kenshin adamın dibinde belirivermişti ve şaşkınlıkla etrafına bakınıyordu. Zihninin alt üst olmuş olduğu belliydi.

"Hangi geri kalan diğerleri?" diye bağırdı öfkeyle Ren. Bu sırada kılcını tam bir devir çevirerek etrafını sarmış olan bir düzine yaratığı biçmişti.

"Henüz gelmediler ama varlıklarını hissedebiliyorum. Yavaş olmaları avantajımıza ama yakında burada olurlar. Bunu söylemekten nefret ediyorum ama geri çekilmemiz şart." demişti bir kaç hollowu kılıcından fırlamış karanlık ile aynı anda şişlerken. Ren düşünceli görünüyordu. Aklından ne geçtiği tam bir muammaydı. "Bu kadar ilerledikten sonra eli boş dönemem. Hele hele hollowlarla iş birliği yaptıktan sonra bir şey başarmış olsam bile geri dönmem olası değil. İstiyorsan git Marquiss, benimkileri de yanında götür ama ben burada kalıyorum." demişti ciddi bir tonda. Yıkılmaz bir dağ gibi duruyordu en önde, siz ve üstünüze gelen hollow akını arasında. Kılıcı da aynı şekilde sahibinin iradesini yansıtıyormuş gibi bakıyordu tek bir noktaya doğru.

"Eh öyleyse bana yapacak tek bir şey bırakıyorsun" demişti soluk yüzlü adam resmen kahkaha atarak. Kılıcını kaldırmış ve bağırmıştı.

"Espada Do Dia Mais Negro!"

Bir anda göğü kaplamış olan gecenin karanlığı çevrenizi sarmış olan yaratık selinin üzerine kapkara kılıçlar yağdırmaya başlamıştı. Yüzlerce hatta binlerce hollow bir bir yere yığılıyordu bedenlerini parçalayan kılıçların darbeleri ile. Menos Grande bile bu kılıçların ağırlığı altında duramadı ve yok olup gitti.

Hepiniz şu anlık güvendesiniz. Çevrenizde öldürülecek yaratık kalmamış durumda. Ayrıca yaptığını katliamın izlerinin yok olduğunu fark ediyorsunuz. Tüm yaratıkların bedenleri buharlaşıp kaybolmuş durumda. Ren'in kılıcı yeniden eski halini almış ve kınına yerleştirlmiş olduğundan güvende olduğunuz düşünüyorsunuz. Durduğu yerden Marquiss'e bakıyor. Bu soluk yüzlü korkunç görünüşlü yaratık yerde boylu boyunca uzanmakta… Bedeninin gittikçe saydamlaştığını fark ediyorsunuz. "Bunu neden yaptın?" diye soruyor Ren sakince. Marquiss yüzünde bilindik gülümsemesiyle cevap veriyor; "Sahip olmadığım şey kalmadı, bundan sonra tek istediğim biraz dinlenmek." daha sonra Dragneel'e dönüyor " Bana söz ver, ne olursa olsun bu kişilere yaptığınız iş bitene dek zarar vermeyeceksin. Bu... Bu çok önemli Dragneel. "

Gözünü karanlığa dikiyor ve sesleniyor; "Aç kucağını Kurai Yoru, sana dönüyorum." Bendeni git gide yok olurken gece ağlıyordu.
Kullanıcı avatarı
GM-Bleach
Game Master
Game Master
 
Mesajlar: 1633
Kayıt: Prş Eki 15, 2009 9:14 pm
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Kayıp Ruhlar

Mesajgönderen Dragneel Adolpho tarih Çrş Şub 22, 2012 11:47 pm

Kabarık saçlı adamın ‘Menos Grande’ diye hitap ettiği büyük yaratığın Marquiss’e ait olup olmadığını sorduktan sonra verdiği yanıt, iyice kafaları karıştırmıştı. Diğerleri de kimlerdi ki? Bu herifin yaptıklarına ve yapacaklarına gerçekten akıl sır ermiyordu. Sahibi olduğu grubun bir kısmıyla karşılaşmıştı zaten. Bu grubun daha fazlasına hükmedebileceğini ve ettiğini de biliyordu. En azından düşünüyordu. Kenshin’i saran karanlık, ortadan kalktığında Marquiss’in yanında görmüştü onu. Düşünceleri gerçekleşmemişe benziyordu. Yüzündeki şaşkınlık ifadesi, kendisinin de ilk deneyimindeki gibiydi. Hiçbir şeyden habersiz. Çaresiz. Ne yapacağını bilemeyen bakışlar. Bomboş bir ifade. Marquiss, şimdi de geri çekilmeleri gerektiğini söylüyordu. Ne yani? Bu kadar herif, boşu boşuna mı savaşıyordu? Bu teklifin ondan gelmesini beklemiyordu. Aralarında en güçlüsü oydu. Her zaman bir plânı olması gerektiğini falan düşünmüştü fakat bu plânlardan birinin kaçmak olmaması gerekiyordu. Yine de böyle birinin söylediği sözlerin dikkate alınması birinci öncelik olmalıydı. Yakın zaman içinde burada olacağını söylediği varlıkların neler olduğunu merak etmeye başlamıştı. Acaba düşman mı olacaklardı, yoksa dost mu? Gerçi eğer Marquiss’in gücü altındalarsa, dostları olmaktan başka çareleri kalmazdı.

Kabarık saçlı adam, geri çekilmeyeceğini sert bir dille belirtmişti. Bu kadar sert çıkmasına gerek olduğunu düşünmüyordu. Marquiss, hepsinin iyiliğini düşünüyordu. Marquiss’in kahkahasının altındaki sırrı çözmek istediği için yüzü, garip bir hâl almıştı. Ne yapacağını merak ediyordu. Böyle yüce birinin yapacağı her hareket, kendi geleceği için büyük bir etmendi. Karanlığın kaynağı olan kılıcını havaya kaldırdıktan sonra, anlayamadığı türde birkaç şey söyledi. Etraflarındaki gerçekçi olmayan aydınlık, bir anda tamamen karanlığa büründükten sonra gökten kılıçlar yağmaya başlamıştı. Gökten yere inen kılıçların karşısında biçare kalan yaratıklar, yavaş yavaş bedenlerini sonsuzluğa teslim ediyorlardı. Yapacak fazla bir işi kalmayan kabarık saçlı adam, kılıcını normâl hâline döndürdükten sonra kınına sokuyor. Marquiss, yerde sere serpe yatıyordu. Ne olmuştu ona? Bu kadar mıydı?! Az önceki yaratıklar gibi bedeninin yok oluşunu izlemekten başka onun için bir şey yapamıyor.

Ölmeden önce kendisine hiçbir şey yapmamasını tembihliyor. Adımlarını yerdeki bitkin adama yönelttikten sonra duygulu bir ses tonuyla konuşmaya başlıyor “Marquiss. Benden önce mi ölecektin? Sonun bu mu olacaktı? Bana bu kadar güç bahşettikten sonra, kendin bu kadar güçlü olduktan sonra, böyle mi bitecekti? Bu sefil hayatımda, tutunacak bir dal olmuştun benim için. Senin gücüne erişmek istemiştim. Senin gibi olmak, olabilmek…” Sözlerinin sonunda Marquiss, kucağını karanlığın kraliçesine açmıştı. Büyük aşıklar yine buluşuyordu fakat kendisi, burada, yalnızdı. Artık Marquiss yoktu. Kendi ırkından kimse yoktu. Sadece bu aşağılık ırktan kişiler vardı artık. Bedeninin kırıntıları dahi kalmayana dek yok olduktan sonra ayağını, geride bıraktığı kılıcının üstüne koydu. Geriye kalan tek varlığını korumak istiyordu fakat bu hâliyle nasıl yapabilecekti bunu? Üst seviyeye ulaşmak zorundaydı. Hayâlini kurduğu rütbeye.

“Kami-sama. Bana bu gücü lütfet. Marquiss için. Yaptıkları için. Mirası için. Benim için ve yapacaklarım için. Bana bu gücü bahşet ki geride kalan tek varlığını yerden kaldırabileyim.”
Resim

Ready to set the World on fire...


Yaş: 36|52

Adjuchas Görünümü

Upgrade: -

Temel Stat Puanları:
Güç: 10
Dayanıklılık: 7
Hız: 10

Bleach Tipi Stat Puanları:
Kenjutsu: 9
Reiatsu: 9

Upgradeleri ve yaptığı Antremanlar
Kenjutsu: 1|10
Cero: 1|10
Bala: 0|3
Sonido: 1|5
Hierro: 2|7
Regeneration: 1|10
Garganta: 1|1
Pesquisa: 0|3
Gonzui: 0|3

Çalıştığı x'ler;

-Konuşma
-İç ses


Dragneel
Mamaru Shoji
Kullanıcı avatarı
Dragneel Adolpho
Arrancar
Arrancar
 
Mesajlar: 95
Kayıt: Çrş Tem 06, 2011 10:12 pm
Konum: Dünya
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

Re: Kayıp Ruhlar

Mesajgönderen Hiroshi Kenshin tarih Prş Şub 23, 2012 7:36 pm

Out: Pasiflik için özür dilerim. Görmemiştim konuya atılan mesajı.. :( :oops:

İn;


Hatayı yaptığım zaman;

“Ahh!” çok büyük bir hata yapmıştım. Tek bir hamlem ile büyük bir hollow gölünün içinde kalıp, gurubumdan ayrı düşmüştüm. Hiçbir şey yapamayacağımın farkında idim. Buranın içinde ölecektim belli ki.. Kendi kendime öleceğimi düşünüyordum elimdeki kılıcı savururken… Çabalarımın hepsi boşaydı, kılıcımı ne kadar savursam da bir etki yaratmıyordu. Hiç hata yapmamalıyım derken çok büyük bir hata yapmıştım. Oysaki benim tek istediğim bana doğru gelen hollow’ları biçmekti. Düşünmeye devam ediyordum, kılıcımı savurmayı da kesmemiştim tabii… Ben kılıcımı savurmaya devam ederken içeriye doğru bir kılıç gelmişti. Tam benim hizamdaydı. Ne olduğunu anlamamıştım ama düşünebildiğim tek şey gruptaki kişilerden biriydi. Kılıcın içeri gelmesi ile etrafı karanlık kaplamıştı, her şeyin boşa olduğunu düşünüyordum ki….

Hatadan kurtulduğum zaman;

“Ne.. Neler oluyor?” kendi kendime söylenmiştim. Bir anda moruğun yanında belirivermiştim. Demek ki kılıcı bana doğru uzatan moruktu. Şaşkınlığım ile etrafa bakınıyordum. Hala bir sürü hollow vardı. Etrafıma bakınıyordum ama hiçbir şeye anlam veremiyordum. Buraya nasıl geldiğimin farkında bile değildim. Zihnim tamamen altüst olmuştu. Kendi kendime konuşmaya başlamıştım o sırada “Şimdi bunları s..ktir et ve işe koyul..” diye..

Hollowlar ile kavgaya girişmeden önce özür dilemek istemiştim ki konuşmaya başlayacaktım ama o sırada Teğmen Ren bağırarak bir şeyler söylemişti. Bayağı bir şeyler kaçırdığımın farkına o zaman varmıştım. Teğmenin bağırmasından sonra ise Marquiss bir şeyler söylemişti. Ardından ise tekrar Teğmen konuşmuştu. Daha sonra ise Marquiss kendine yapılacak iş bırakmadığını söylemişti kahkaha atarak ve kılıcını havaya kaldırıp bağırmıştı;

"Espada Do Dia Mais Negro!"

Sözlerini duyduktan sonra bir teknik olduğunun farkına varmıştım. Göğü kaplamış olan gecenin karanlığı çevremizi kaplamış olan hollow selinin üzerine kılıçlar yağmaya başlamıştı. Hollowların hepsi birer birer düşüyorlardı, yüzlercesi, hatta binlercesi teknik ile beraber yere düşmüşlerdi. Hollowların düşmesi ile bir şey farketmiştim. “Bir menos! Menos’un burada ne işi var?” diye kendime soruyordum. Menos Grande vardı, kocaman bir hollowdu ama oda Marquiss’in tekniği ile yere düşen hollowların ağırlığına dayanamamış ve yok olmuştu. Şaşkınlığım oldukça artmıştı. Her şeyi kaçırmıştım ve hatalarımın bedelini başkaları ödemişti. Bütün Hollowlar yok olmuştu. Etrafıma büyük bir şaşkınlık ile bakıyordum. Bir tane hollow yoktu, hatta hollow’a ait bir şey.. Güvendeydik! Hollowların yok olması ile Teğmende kılıcını kınına koymuştu ve Marquiss’e bakıyordu. O sıra özür dilemenin en iyi olacağı an gibi gelmişti bana ama Marquiss’i gördükten sonra bu düşüncemden vazgeçmiştim. Marquiss saydamlaşıyordu, yok oluyordu. Bunun üzerine Teğmen Ren neden böyle bir şey yaptığını söylemişti ki bunun üzerine Marquiss güler yüzlü hali ile cevabını vermiş ve Dragneel’e dönerek konuşmaya başlamıştı;

“Bana söz ver, ne olursa olsun bu kişilere yaptığınız iş bitene dek zarar vermeyeceksin. Bu... Bu çok önemli Dragneel.” Daha sonra ise gözünü karanlığa dikmiş ve seslenmişti: "Aç kucağını Kurai Yoru, sana dönüyorum." Sözlerinin bitmesi ile gecenin ağladığını fark etmiştim. Çok hüzünlü bir görüntüydü karşımdaki..

Marquiss yok olduktan sonra her şeyin benim yüzümden olduğunu düşünmeye başlamıştım. Dragneel’in yaptığı hareketler ile üzüntüm ve pişmanlığım iki katına çıkmıştı. Ben o hatayı yapmamış olsaydım belki de bunlar olmayacaktı. Kesinlikle benim hatamdı! O sıra Marquiss’in yok olmasının verdiği üzüntü ile konuşmaya başlamıştım;

“Her şey için özür dilerim! İlk olarak o hata için… Özellikle de senden özür diliyorum Dragneel! Ben o hatayı yapmasam belki de şuanda yaşıyor olacaktı Marquiss!”
Resim
Kim Lan Bu Adam??
Hiroshi Kenshin

Yaş: 28 65
Takım: 11. Takım
Rütbe: Takım Üyesi
Zanpaktou: -
Saldırı Listesi: -
Çalışmalar: -

Puanlar

STAT PUANLARI;

Güç: 7
Dayanıklılık:3+1
Hız:10

BLEACH TİPİ STAT PUANLARI;

Kenjutsu:8+X2
Kidou:4
Reiatsu:8

Görevler VE Kazanılanlar

KONU ADI: Takıma Alındım – Şey, Sanırım, Yani, Hım Heralde!! :D :D – 11. Takım Binası
KAZANILAN: +1 Dayanıklılık

KONU ADI: Kayıp Ruhlar – DÜNYA
Kazanılan: X2 Kenjutsu
Kullanıcı avatarı
Hiroshi Kenshin
11th. Division
11th. Division
 
Mesajlar: 58
Kayıt: Pzt Eki 03, 2011 8:20 am
Günlük: Günlüğü Görüntüle (0)

ÖncekiSonraki

Dön Dünya

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir